CB seçiminde ortak aday konusunda, seçimi kazanacak formülünü, dün Geometrik

Şekiller ve Ortak Nitelikler çerçevesinde açıklayan Sayın Bahçeli, RTE ve AKP’ye “Yalnız değilsiniz” uyarısında bulunurken, AKP karşıtı çoğunluğa da iyi bir haber verdi.

MHP Lideri Sayın Bahçeli, “Çatı Adayı” dediği, Sağ ve Sol seçmen kitlelerinin ortaklaşa, en çok oyu vererek, Çankaya Köşküne yollayabileceği kişide, bunu mümkün kılacak vasıfları “3 M + L+D” harflerine ek (–) işaretiyle belirtti, önceki gün.

“Milliyetçi, Muhafazakâr, Manevi değerleri taşıyan, Laik ve Demokratik değerlere sahip, hukukun üstünlüğüne inanan bir kişi”

Dün de CHP sözcüsü Haluk KOÇ, “CHP’nin Türkiye’de cumhurbaşkanı olması gereken kişide aradıkları nitelikler” hakkında konuştu.

KOÇ, MYK toplantısı arasında yaptığı açıklamada:

“Aslında medyada genelde tartışılması gereken, şu aşamada isim değil, nitelikler olmalı. İsim kısmına daha var.”

Dedikten sonra, kendileri bakımından gerek gördükleri vasıfları şöyle sıralamış:

“Kamplaştırıcı olmamalı, Birleştirici olmalı, Hukuk devletinden, Demokrasiden yana olmalı. İkiyüzlü olamamalı. Her şeyden önce şaibeli olmamalı, kendisi, ailesi, yakınları, oğlu… Tertemiz biri olmalı. Türkiye’yi kucaklayabilmeli. Türkiye’nin bugün bölünmüş manzarasının önüne geçebilmeli. Herkesin ‘benim cumhurbaşkanım’ diyebileceği bir kimliği taşıyabilmeli. Uzlaşmacı olmalı, kavgacı değil”

Dikkatlice bakınca CHP ve MHP arasında, “Ortak Adayda gereken Nitelikler” başlığı altında sıralananlar, birbirinden hiç farklı değil.

Hele Haluk beyi dinlerken aklımızdan CHP’nin 6 Ok’undan birisinin “Milliyetçilik” olduğunu çıkarmazsak.

İlaveten, Kılıçdaroğlu’nun “Y-CHP” döneminde, gerek 2011 Mv. Seçimleri gerekse 2014 Yerel Seçim adaylıklarında “Manevi değerleri taşıyan” adaylar için gösterdiği ilgiyi hatıra getirince,

“Muhafazakarlık” ile Atatürkçülük ve 6 Oktaki prensiplerin bağdaşmaması da söz konusu olmadığından, dünkü yazımızda belirttiğimiz üzere, CHP ve MHP’nin ilkesel olarak, Sayın Bahçeli’nin formülü etrafında birleşebileceği ortaya çıkıyor.

Öte yanda AKP’nin % 43 oyu;

HDP’nin % 6 oyu ile Tayyip beye olası desteği de birlikte dikkate alınınca,

Muhalefetin gerçek amacı Çankaya’ya, özellikle Tayyip bey, ve hatta hiçbir AKP’li çıkmasın ise, söz ettiğimiz ilkelerde mutabakatı kesinleştirip, bu vasıflardaki adayın ismine kafa yormalarında sıra, dersek, sizce de öyle değil mi?

Haluk bey, aday belirlemede “geç kalındı” iddialarını ise şöyle cevaplamış:

“Niye geç kalalım, zaten yasal süresi 29 Mayıs-3 Haziran arasında, adaylıklar ilan edilecek.

Tabi ki bizim de istişarelerimiz oluyor. Sayın Genel Başkanımız bu konuda değişik noktalarda görüşmelerini yapıyor”

CHP Sözcüsünün “Söylediğimiz (cumhurbaşkanı) özellikleri(ni) CHP dışındaki yapıların da paylaşacağına eminim”ifadesi de önemli;

Böylece KOÇ, CHP’nin sırf kendi adayında ısrar ile kayba oynamayacağının da altını çizmiş oldu.

Esasen çözüm “uzlaşma” ile olacak ve “ilkeler” ile “nitelikler” ehemmiyet kazanacaksa, karşılıklı hüsnüniyetle, çözüm odaklı yaklaşım ve diğergâmlık lüzumuna, Haluk Koç “MHP’nin önereceği adaya CHP destek verir mi? Bir ortak aday çıkartılması mümkün mü?” sorusunu mukabil soru ile yanıt verip şöyle konuşmuş:

Yanıt bir “Karşı soru” olabilir, şöyle: “CHP’nin bu kriterlere uyarak belirlediği bir aday MHP tarafından da uygun görülür mü?” Ve eklemiş:

“Önce bu nitelikler üzerinde herkesin hem fikir olması lazım.”

Görülüyor ki CB seçiminde CHP ve MHP, “Meydanı Tayyip’e boş bırakmayın”diyen “Sessiz Çoğunluk”a kulak vermiş, kolları sıvamışlar bile.

Olayların gelişmesi CB seçimi için 30 Mart öncesinde konuşan sayın Deniz BAYKAL’ı doğruluyor.

Anımsanacağı üzere Sayın Baykal, bu konuda şunu söylemişti:

“Konu (CB seçimi) bireysel değil toplumsal bir yaklaşımla çözülebilir; bu sürecin en önemli parçası yerel seçimler”

Gerçekten 30 Mart, tarafların her birine önemli mesajlar verdi.

Anlaşılan MHP ve CHP mesajları anlamış ve halkın talebi doğrultusunda çalışıyorlar.

Şimdi her ilgili yapıcı ve birleştirici bir üslup içinde yaklaşıma girmelidir.