Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Hulusi Güvel, CHP'li milletvekillerinin desteğiyle narenciye üreticilerinin sorunlarına ilişkin Meclis Araştırması istedi. CHP'li 32 milletvekilinin imzasını taşıyan ve Hulusi Güvel'in Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunduğu araştırma önergesinde Türkiye'de son yıllarda üretilen narenciyenin önemli bir kısmında uygulanan yanlış politikalardan dolayı pazarlama sorunları yaşandığı, ürünlerin ağaçlarda kaldığı hatırlatıldı.

Konuyla ilgili ön açıklama yapan ve meclis araştırması açılmasına ilişkin gerekçeleri sunan CHP'li Güvel, piyasada oluşan fiyat dalgalanmalarına karşı önlem alınmaması nedeniyle üreticilerin büyük sıkıntılar yaşadığını vurguladı.

Ülkemizin yaş meyve ve sebze ihracatının yarıya yakınının narenciyeden karşılanıyor olmasının narenciye üretiminin Türkiye açısından önemini ortaya koyduğunu belirten Güvel, Ülkemizde yaklaşık 100 bin hektara yakın alanda narenciye üretimi yapılmakta, toplam narenciyenin yüzde 70' inden fazlası Çukurova bölgesinde üretilmektedir. Çukurova bölgesi ekonomisi için çok önemli bir yere sahip olan narenciye üretiminde girdi fiyatlarının yüksekliği başta olmak üzere, yanlış ihracat politikaları ve iç talep yetersizliğinden kaynaklı bir dizi sorun bulunmaktadır" dedi.

"NARENCİYEDE İLK 10 ÜLKE ARASINDAYIZ"

Bu nedenlerle, narenciye üreticilerin piyasada oluşan fiyat dalgalanmalarından korunması ve narenciye ihracatında ülkemizin potansiyelinin değerlendirilmesi ile ilgili sorunların tespiti ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla meclis araştırması açılmasını isteyen Güvel, Türkiye'nin yıllık 3 milyon ton civarında üretim ile dünya narenciye üretiminde ilk on ülke arasında yer aldığın, bu üretim miktarının ancak üçte birinin ihraç edilebildiğini, kalan kısmın iç piyasaya sunulduğunu söyledi.

Ülkemizin narenciye ihracatında diğer ülkelerle rekabet edebilirliliğinin artırılması için ton başına verilen teşviklerin üreticiler açısından yeterli bir noktaya getirilmesi gerektiğinin altını çizen Güvel, "Öte yandan iç piyasada fiyat istikrarının sağlanması, ürünün bahçe fiyatı ile market fiyatı arasındaki uçurumun kapanması, narenciye ürünleri için tanıtım grupları oluşturulması son derece önemlidir" diye konuştu.

"İŞLEME SANAYİ YATIRIMLARI DESTEKLENMELİDİR"

"İhracat yapılan ülkelerin sayısının artırılması ve yapılan ihracat miktarının yükseltilmesi gereği vardır" diyen Güvel, araştırma önergesinin gerekçelerini şu sözlerle dile getirdi:

"İhracatı olumsuz etkileyen faktörlerin başında gelen zirai ilaç kalıntısı konusunda üreticilerin eğitilmesi ve denetim mekanizmalarının işletilmesi zorunludur. İhracatın artırılması için etkin ve iyi işleyen bir pazarlama organizasyonuna ihtiyaç olduğu açıktır. Bunu gerçekleştirmek için Devlet kurumları öncü rol üstlenmelidir.

Özellikle 2010-2011 sezonunda narenciye ürünleri maliyetinin altında fiyata alıcı bulduğundan dalında kalmıştır. Mazot, gübre, sulama ve işçilik maliyetlerinin sürekli yükselmesine rağmen narenciye fiyatları bir önceki yılın altına inmiş, üretici bu sezonu da zararla kapatmak zorunda kalmıştır. Narenciye üreticisi açısından bir sahipsizlik söz konusudur. Üreticinin hak ettiği geliri elde edebilmesi bakımından girdi fiyatlarının aşağı çekilmesi büyük rol oynayacaktır. Narenciye üretiminde bahçe oluşturma ve bakım masrafları yüksektir. Öte yandan yeni dikilen narenciye ağaçlarının meyve vermesi beş altı yıl almakta büyük ölçüde yatırım yapıldığından ürün profili kısa dönemde değiştirilememektedir.

"HASTALIK VE ZARARLILARLA MÜCADELE"

Üretilen narenciyenin üçte ikilik kısmının iç pazarda tüketildiği göz önüne alınarak iç pazara yönelik stratejiler geliştirilmesi gerekmektedir. Bunun için üretici örgütlerinin temel beklentisi narenciyenin Hal Yasası kapsamı dışına çıkarılmasıdır. Üreticiden tüketiciye kadarki süreçte aracıların yüksek kâr elde ettiği bilinmektedir. Narenciye ürünleri Hal Yasası kapsamı dışına çıkarılırsa market fiyatını aşağı çekmek ve talebi artırmak mümkün olabilecektir.

Narenciye sektöründe üreticiler lehine sürdürülebilirliğin sağlanması için temel girdiler konusunda destek sağlanması gereği vardır. Bu önleme paralel olarak kooperatifler ve üretici birlikleri Devletçe desteklenmeli ve özendirilmelidir. Yurtiçi talebi artırmak için tanıtım ve reklam kampanyaları düzenlenmelidir. İşleme sanayi yatırımları desteklenmelidir. Hastalık ve zararlılarla mücadelede dış pazarların karantina uygulamaları ve üst kalıntı sınırları göz önünde bulundurulmalıdır."