Adana Çiftçiler Birliği Genel Sekreteri Sinem Özkan Başlamışlı, Çukurova’nın dünyanın en verimli 3 ovasından birisi olduğunu ancak, ailesi çiftçi olan nesillerin dahi tarıma ilgisinin azaldığını, bu nedenle çiftçilerin yaş ortalamasının 55’e yükseldiğini bildirdi.
 
Sinem Özkan Başlamışlı, bu yıl 6'ncısı düzenlenen Uluslararası Adana Lezzet Festivali kapsamında,  Adana HiltonSA’da gerçekleştirilen, “Geleceğin Tarım Uygulamaları” konulu konferansta, pandemi ile birlikte tarımsal üretimin ne denli önemli olduğunun bir kez daha anlaşıldığını anımsattı.
 
 Güvenli ve sürdürülebilir gıda üretimi için tarımsal üretimin devamlılığının önemine vurgu yapan Başlamışlı,  Birleşmiş Milletler raporuna göre, bugün 8 milyara yaklaşan dünya nüfusunun 2050 yılında 9-10 milyara ulaşacağının tahmin edildiğini,  bu nüfusu beslemek için ise bugünkü tarımsal üretimin yüzde 70 daha fazla artırılmasının gerektiğini ifade etti.

Sinem Özkan Başlamışlı
 
Kendisi de tahıl ve narenciye üreten  aile işletmesinde  ikinci kuşak olarak  çiftçilik yapan Sinem Özkan Başlamışlı, tarımın önemine rağmen tarımla uğraşan nesillerin azaldığını ifade ederek şunları söyledi:
 
“Çukurova dünyanın en verimli üç ovasından biri. Çok yüksek verimli ürünlerin elde edilebileceği topraklara sahibiz. Ancak, ailesi çiftçi olanlar bile çiftçiliği sürdürmek istemiyor. Ancak, ne acıdır ki şu anda çiftçilerin yaş ortalaması 55’e kadar yükselmiş durumda. Ve halen ciddi bir köyden kente göç söz konusu. Çiftçiliğe ilgi duymayan bir nesil var.  Benim gibi ikinci kuşak olarak çiftçilik yapan kesim ise  tarımı biraz daha öteye taşımanın mücadelesini veriyor. Birim alandan daha iyi verim elde etmenin telaşındayız. Çünkü, dünya nüfusunu artıyor ve kıtlık tehlikesi söz konusu.”
 
Yeni teknolojiyle desteklenen akıllı tarım uygulamalarının tümü olan ve “Tarım 4.0”  adıyla anılan sisteme  Türkiye’nin ayak uydurması için zamana ihtiyaç olduğunu vurgulayan Sinem Özkan Başlamışlı, kendi işletlerinde uyguladıkları çağdaş tarım işletmeciliği yöntemleri hakkında da bilgi verdi.
 
Tatlı suyun yüzde 70’inin tarımda kullanıldığına vurgu yapan Sinem Özkan Başlamışlı, gelecek nesillerin sürdürülebilir gıda temini için bu suyun da tasarruflu kullanımının önemine değindi. Başlamışlı, gıda krizinin yanı sıra gelecekte  su krizinin de yaşanma olasılığına ilişkin bilgi paylaşımında bulundu.
 
Başlamışlı, “Mesela uzun bir süredir uygulamada olan damla sulama sistemleri kullanıyoruz. Verilen suyun PH değerini tespit ettirerek bitkinin ihtiyacı kadar su veriyoruz. Bahçelerimizi sıcağa ve dona karşı korumak için de yine günün en son teknolojik yöntemlerinden faydalanıyoruz” dedi.
 
Son dönemlerde GES sistemlerinin gördüğü ilgiye de vurgu yapan Başlamışlı, “Bunu olmazsa olmazımız olarak görüyoruz. Çünkü, enerji ihtiyacını gidermek için Adana gibi sıcağı bol bir kentin bu avantajından faydalanmamayı doğru bulmuyoruz. Güneş kaynağından maksimum seviyede istifade etmek için de GES yatırımlarına ağırlık veriyoruz” diye konuştu.
 
Emrah İnce’nin moderatörlüğünde gerçekleşen konferansta, Kübra Yüzüncüyıl  ve  Yasemin Kireç de birer konuşma yaptı. Daha sonra konuşmacılar, katılımcıların sorularını yanıtladı