Adana Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 4 ay önce kentin en işlek bulvarlarından Turgut Özal Bulvarı ile Damar Arıkoğlu Bulvarı’nın kesiştiği noktada yeni bir kavşak çalışması başlatmıştı. Bir gece ansızın görevden el çektirilen eski genel sekreter Kaşif Barut, söz konusu bölgedeki kavşak çalışmasının hızla sürdüğünü açıklamıştı o günlerde. Kent trafiğini rahatlatmak için yapılan bu çalışmanın kentin çeşitli noktalarında da devam edeceğini, başlıatılan tamamlanmasıyla özellikle Baraj Yolu’nun trafik yükünün önemli ölçüde hafifleyeceğini de eklemişti.

***

"Devlette devamlılık esastır" ilkesinden hareketle bu  çalışmanın akıbetini sorgulamamız gerektiğini bildirdi bir okurumuz.

Aynen şunları yazmış: "’Bu Kavşak çalışması tamamlandığında Çevre Yolu’nun Orduevi önünden Turgut Özal’a, oradan Damar Arıkoğlu Bulvarı’na ve devamında da Ali Sepici Bulvarı’na bağlantısı sağlanacak. Böylece o güzergahı kullanan Adanalılar rahatlıkla Hayal Park bölgesine gidebilecekler’ denilmekteydi. Şimdi gelin görün ki proje yarım kaldı ve trafik mahalle aralarına verildi. Çocukların ve hane sakinlerinin güvenliği tehlikeye girdi. Yetkililer bu konuya bir an önce el atıp projeyi tamamlamalılar. Yoksa çok insan kaza geçirip yaralanacak, belki de hayatları tehlikeye girecek."

***

Büyükşehir Belediyesi'nin "Akıllı Dokunuşlar" kapsamında yaptığı açıklamayı internet sitesinden bulmuş, yorumunu da ekleyip göndermiş genç okur. Büyükşehir'de Kaşif Barut'un yerine İsmail Hakkı Develi oturdu. Sayın Develi, koltuğuna oturur oturmaz kendisini ilk ziyaret eden Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zihni Aldırmaz oldu. Başkanvekili bununla da yetinmeyip üst düzey bürokratlarla tanıştırma toplantısı düzenledi. Bu gelişmeler İsmail Hakkı Develi'nin başkanvekili tarafından çok önemsendiğini ortaya koyuyor. Değilse başkanvekili, sayın Develi'nin deyimiyle, 'emrinde' çalışacak bürokratı ziyaret etmezdi. Tam bu sırada şu bulvar meselesini de masaya yatırmalarını diliyoruz.

***

Yaptığımız haberleri ve yazdığımız yazıları herkesin benimsemesini beklemiyoruz elbette. Gazeteciliğin doğasından olsa gerek, eleştiri de alıyoruz övgü de... Kentte yaşanan iyilikleri ve güzellikleri kamuoyuna yansıtan birçok gazeteci dostumuz var. Bazen bizim de takdir ettiğimiz gelişmeler yaşanmıyor değil. Ancak her ne hikmetse bize daha çok sorunlar iletiliyor. Haliyle kayıtsız da kalamıyoruz. Geçen haftaki yazıdan sonra bu hafta farklı, -Ahmed Arif ozanın dediği gibi- "Dağlarına bahar gelmiş memleketimin" dizeleriyle süslü güzel bir yazı yazmayı ümit etmiştim.

Yine olmadı.

 

İyi haftalar...