İMO Başkanı Hıdır Çak, Kasım Gülek Köprüsü’nün Adana trafiğinin en kritik bağlantı noktalarından biri olduğuna dikkat çekerek, 1 Şubat 2026 tarihinden itibaren köprünün 11 ay boyunca motorlu taşıt trafiğine kapatılacağını ve Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Demiryolu Hattı çalışmaları kapsamında yıkılarak yerine alt geçit yapılacağını hatırlattı.

Çak, bu sürecin sıradan bir inşaat faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
“Ulaşım Altyapısı Kent Yaşamının Omurgasıdır”
Kent içi ulaşım altyapısının yalnızca araç ve yaya hareketliliğinden ibaret olmadığını belirten Çak, şu ifadelere yer verdi:
“Ana arterler, köprüler ve geçiş noktaları; acil durum hizmetlerinden eğitime, sağlıktan ekonomik yaşama kadar pek çok temel kamusal faaliyetin omurgasını oluşturur.”
Bu nedenle yıkım ve yeniden yapım sürecinin çok yönlü etkileri olan kritik bir mühendislik ve kent yönetimi meselesi olduğunun altı çizildi.
“Gerekli Önlemler Alınmadan Başlatılacak Süreç Büyük Risk Taşır”
İMO Adana Şubesi olarak süreci bu anlayışla değerlendirdiklerini belirten Çak, gerekli teknik, idari ve kamusal önlemler alınmadan başlatılacak yıkım çalışmalarının can güvenliği, ulaşım sürekliliği ve kent yaşamı açısından ciddi riskler doğuracağını ifade etti.
İMO’dan Yıkım Süreci İçin Teknik Uyarılar
Basın açıklamasında konuşan Hıdır Çak, alınması gereken önlemler maddeler halinde sıraladı. Buna göre;
-
Yıkım sürecinin onaylı bir yıkım mühendisliği projesine dayanması,
-
Yapı statiği, kontrollü yıkım senaryoları ve olası göçme risklerinin projede yer alması,
-
Uygulanacak yıkım yönteminin (aşamalı söküm, parça parça yıkım ya da kontrollü patlatma) bilimsel gerekçelerle kamuoyuna açıklanması,
-
Köprüye bitişik yollar, altyapı hatları ve çevredeki binalar için ayrıntılı risk ve hasar analizlerinin yapılması,
-
Titreşim, oturma ve deplasman etkilerinin önceden hesaplanarak izleme sistemlerinin kurulması gerektiği vurgulandı.
Çevresel ve İş Güvenliği Önlemleri Vurgusu
Yıkım sürecinde;
-
Toz, gürültü ve hava kirliliğine karşı önlemlerin eksiksiz uygulanması,
-
Şantiyenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na tam uyumlu şekilde yürütülmesi,
-
Yıkım alanının standartlara uygun güvenlik zonlarıyla çevrilmesi gerektiği ifade edildi.
Trafik ve Toplu Taşıma İçin Acil Önlem Çağrısı
İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, köprünün devre dışı kalacağı süre boyunca oluşacak trafik yükünün ulaşım mühendisliği verileriyle ayrıntılı analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Çak ayrıca ;
-
Alternatif güzergâhların önceden belirlenmesi,
-
Yeni sinyalizasyon düzenlemelerinin hızla hayata geçirilmesi,
-
Toplu taşıma hatları ile otobüs ve minibüs seferlerinin yeniden düzenlenmesi,
-
Bölgenin hastaneler aksı üzerinde bulunması nedeniyle ambulans, itfaiye ve acil durum araçları için öncelikli geçiş koridorları oluşturulması gerektiği kaydetti.
“11 Aylık Süre Ağır Sosyal ve Ekonomik Maliyet Yaratır”
Açıklamada, benzer ölçekli kent içi alt geçit projelerinin uygun planlama ve teknolojiyle çok daha kısa sürede tamamlanabildiği hatırlatıldı.
Kent içi ulaşımı doğrudan etkileyen bir aksın yaklaşık bir yıl boyunca kapalı kalmasının, teknik gerekçelerle açıklanamayacak kadar ağır sosyal ve ekonomik maliyetler doğuracağı ifade edildi.
“Bu Sürenin Bedeli Hesaplandı mı?”
İMO Başkanı Çak şu soruları yöneltti:
“11 ay boyunca yaşanacak zaman kaybının, yakıt tüketiminin ve ekonomik maliyetin hesabı yapılmış mıdır?”
Daha önce Valilik Alt Geçidi’nin yalnızca 4 gün kapalı kalmasının dahi ciddi trafik sorunlarına yol açtığı hatırlatıldı.
“Meslek Odaları Sürece Dahil Edilmelidir”
Basın açıklamasında, meslek odalarının sürece dahil edilmesinin bir tercih değil, kamusal bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Sürecin bilimsel, şeffaf ve kamu yararını esas alan bir anlayışla yürütülmesi çağrısı yapıldı.
“Sürecin Takipçisi Olacağız”
Hıdır Çak açıklaması şu ifadelerle sona erdi:
“Plansız, denetimsiz ve mühendislik ilkelerinden uzak her uygulama kent güvenliğini riske atacaktır. Kasım Gülek Köprüsü yıkımı süreci bilimsel ve şeffaf biçimde yürütülmelidir. Sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.”







