Oda, düzenlemenin bilimsel esaslara, mesleki yetkinliklere ve kamu yararına aykırı olduğunu vurguladı.

Resmî Gazete’de Yayımlanan Yönetmeliğe Yargı Yolu

İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, 22 Kasım 2025 tarihli ve 33085 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren söz konusu yönetmeliğin, değerleme süreçlerinde bilimsel gerçekleri ve Türkiye’nin deprem gerçeğini göz ardı ettiği ifade edildi.

Çukurova Çocuk Şöleni’nde Coşku Sürüyor: 2. Gün Etkinlikleri Başladı
Çukurova Çocuk Şöleni’nde Coşku Sürüyor: 2. Gün Etkinlikleri Başladı
İçeriği Görüntüle

“Bu Sadece Meslek Sorunu Değil, Kamu Yararı Meselesi”

Açıklamada, yönetmelikle inşaat mühendislerinin hem değerleme raporlarının hazırlanmasında hem de Kıymet Takdir Komisyonlarında ikincil plana itilmesinin yalnızca bir meslek grubunun hak kaybı olmadığına dikkat çekilerek, bunun aynı zamanda kamu yararının zedelenmesi anlamına geldiği belirtildi.

8. ve 9. Maddelere Tepki

Yönetmeliğin 8. maddesi ile değerleme raporlarını hazırlayacak, kontrol edecek ve onaylayacak ekipte; şehir plancısı, harita mühendisi, mimar veya gayrimenkul geliştirme uzmanlarından en az birinin bulunması şartının getirildiği, ancak SPK lisanslı inşaat mühendislerinin bu çekirdek kadronun dışında bırakıldığı vurgulandı.

Benzer şekilde 9. madde ile Kıymet Takdir Komisyonu yapısının değiştirildiği ve inşaat mühendislerinin komisyondaki asli ve belirleyici rolünün zayıflatıldığı ifade edildi.

“Gerçek Değer Artışı Mühendislik Hesaplarıyla Belirlenir”

İMO açıklamasında, imar planı değişikliği sonucu oluşan değer artışının yalnızca fonksiyon değişikliği ya da kat artışıyla ölçülemeyeceği vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi:

“Gerçek değer artışı; zemin özellikleri, yapılaşma senaryoları, taşıyıcı sistem kurgusu, yapım maliyetleri ve risk analizleri dikkate alınarak hesaplanır. Bu parametreler doğrudan inşaat mühendisliği uzmanlığı gerektirir.”

Deprem Gerçeği Hatırlatıldı

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu hatırlatılan açıklamada, parseldeki kat adedi veya yapı yoğunluğundaki artışın; binanın statik sistemi, temel tasarımı ve zemin iyileştirme ihtiyacını tamamen değiştirdiği belirtildi. Bu unsurlar dikkate alınmadan yapılan değer artışı hesaplarının bilimsel olmayacağı vurgulandı.

“Mantık ve Hukukla Çelişiyor”

Bir yandan inşaat maliyetinin hesaplanmasının istendiği, diğer yandan bu hesabı yapacak olan inşaat mühendislerinin süreçten dışlandığına dikkat çeken İMO, bu durumun hem mantıkla hem de hukukla çeliştiğini ifade etti.

“Değer Tespiti Masa Başı İşlem Değildir”

Değer tespitinin masa başında yapılan soyut bir işlem olmadığı vurgulanan açıklamada, sürecin zemin, yapı güvenliği ve maliyet analizlerini içeren somut bir mühendislik faaliyeti olduğu belirtildi. İnşaat mühendislerinin asli unsur olarak yer almadığı değerleme süreçlerinin eksik, hatalı ve kamu zararı doğurmaya açık olduğu kaydedildi.

Hukuki Süreç Başlatıldı

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, meslektaşlarının yetkilerini kısıtlayan ve değerleme süreçlerini bilimsellikten uzaklaştıran söz konusu yönetmeliğin iptali için hukuki sürecin başlatıldığını ve konunun sonuna kadar takipçisi olunacağını kamuoyuna duyurdu.