Güzel şehir Adana’ya Cumhurbaşkanımız anlamlı bir ziyarette bulundu. Hoş geldi ve hoş gitti. Adanalılar çok memnun oldu bu nazik ziyaretten dolayı. Adana için faydalı olduğuna ve olacağına bana göre herkes inandı. Belki vesile olur çoğu şeyin değişmesinde… Devletimizin en üst mevkideki insanın bir şehri ziyaret etmesinin mutlaka sebepleri vardır. Ama işte ben bu sebeplere girmeyeceğim. Benim üstünde durmak istediğim nokta, cumhurbaşkanımız gelmeden önce şehrimde değişenler olacak…

           Cumhurbaşkanımızın geleceği zaman gözle görülen ve hep böyle olsa keşke dedirten değişiklikler oldu. Şehrin merkez kısmında görünen yerlere bayraklar asıldı. Güvenlik önlemleri en üst düzeyden daha üstlere çıkartıldı. Yol kenarlarına park eden arabaların kaldırılması için çekici dönüp dolaştı. Cumhurbaşkanımız geldiği zaman ise ziyaret ettiği yerin bir kilometresine kadar her sokak başında sivil polisler bekledi. Ve tüm şehrin göbek ve kavşaklarında trafik polisleri trafiği kontrol etti. Vay be dedim kendi kendime. Harbiden olağanüstü bir durumdu. Otobüslerde hep kulak misafiri oldum birilerine. Şöyle diyorlardı: “ Aman bari adamın başına bir şey gelmeseydi. Bir suikasta kurban giderse Adana’nın vay haline!” gibi ilginç şeylerden bahsediyorlardı.  Olabilirlik payını da düşünmeden geçemedim…

          Üzücü olan durum ise değişikliklerin neye göre yapılmasıydı. Sorunlar ne olduğu zaman görülebiliyor? Bir şehirde gerçekten gerek duyulan değişikliklerin nasıl gerçekleşmesi gerek? Tuhaf ya… Yahu bir şeyleri değiştirmek için illa cumhurbaşkanının mı gelmesi gerek? Anlayamadım gitti. Trafiğin yoğun olduğu yollarda arabaların park edilmesi büyük bir tehlike içeriyor tüm ülke için. Değişti derken, cumhurbaşkanı gelmeden üç gün önce ve geldiği iki gün değişti sadece bu olay. Gidin bakın merkeze durum aynı. Cumhurbaşkanımız yolların durumunu güvenli gördü ve gitti. Tamam güzel bir şey. Adanalılarda Cumhurbaşkanı gibi o günlerde sadece yolların durumunu böyle güvenli gördü. Ya peki Adana Adanayken nasıl görüyor yolları? Önemli olan bu değil mi? Bu hep böyle mi olacak? Bir çok şeyin değişmesi için illa o şehre bir başbakanın ya da bir cumhurbaşkanının mı gelmesi gerek? Eee o zaman toparlanın Ankara’ya taşınalım. Napalım artık geyiğini yapmaya başladık dostlar arasında. Adana başkent olsun diye şakalar yapmaya kadar gittik. Belkide bu ziyaretlerin sıklaşması illerimizin kalkınması açısından önemli olabilir.

          Adana’nın bir çok verimliliğin değerlendirilemediğini Cumhurbaşkanımızda vurguladı. Buna yüzde yüz katılıyorum. Değerlendirilmeyi bekleyen en büyük değer ise Adana da genç nüfusun çok olması. Bu değer inşallah değerine değer katacak. Tabi Adana’nın bir çok önemli verimliliği de değerlendirilmeyi bekliyor. Umudumuz her zaman var…

          Umutlu olmak güzel bir şey. Umudunu yitirmemek çok güzel bir şey. Umudu aramak en güzel bir şey…

Soru: Medeniyet neye deniliyor?
Medeniyet sorusuna cevap arıyorum…