İlk değerlendirmelerde çarpma olasılığının teknik olarak önemli kabul edilen yüzde 1 eşiğinin üzerine çıkması, gezegen savunma mekanizmalarının devreye alınmasına neden oldu. Ancak uzmanlar, yeni gözlemler geldikçe risk oranlarının çoğu zaman hızla düştüğünü özellikle vurguluyor.
Neden savunma protokolleri başlatıldı?
Asteroidin keşfinin ardından yapılan ilk yörünge hesapları belirsizlik içeriyordu. Olasılık hesabının %1 seviyesini aşması, NASA ve ilgili uluslararası kurumların otomatik bildirim ve ayrıntılı izleme süreçlerini başlatmasına yol açtı.
Bilim insanlarına göre bu durum bir alarm değil, standart bir ihtiyat prosedürü. Daha fazla veri toplandıkça hesaplamalar netleşiyor ve çoğu senaryoda çarpma ihtimali sıfıra yaklaşıyor.
Boyutu ne, nasıl bir etki yaratabilir?
2024 YR4’ün çapının 40 ila 90 metre arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu büyüklük, gök cismini “gezegen katili” kategorisine sokmuyor; ancak olası bir atmosfer girişinde yerel ölçekte etkiler oluşturabilecek bir sınıfta değerlendiriliyor.
Olası senaryolar şöyle:
-
Okyanusa düşmesi halinde büyük bir tsunami beklenmiyor.
-
Kara üzerinde atmosfere girerse yüksek ihtimalle yere ulaşmadan havada patlayabilir (airburst).
-
Üst sınıra yakın bir boyutta olması ve bir yerleşim üzerinde patlaması durumunda cam kırılmaları ve bazı yapılarda hasar meydana gelebilir.
Sürekli gözetim altında
Asteroid, NASA’nın Sentry adlı otomatik risk analiz sistemi tarafından aralıksız takip ediliyor. Yer tabanlı teleskoplardan alınan yeni ölçümler bilgisayar modellerine işleniyor ve her güncellemeyle yörünge daha net hale geliyor.
Uzmanlar, şu anki önceliğin olası kötü senaryoları elemek olduğunu belirtiyor. 2032’ye kadar uzun bir süre bulunduğuna ve bu zaman içinde hesapların defalarca revize edileceğine dikkat çekiliyor.




