Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, 2011 yılında çıkarılan ‘Kentsel Dönüşüm Yasası’nın amacına uygun kullanılmadığını vurguladı.

TBMM’de görüşülen “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin birinci maddesi üzerine parti grubu adına söz alan CHP’li Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Şevkin, kurulan iki ayrı deprem komisyonunda elde edilen binlerce sayfalık raporların rafa kaldırıldığını vurguladı.

“SÖZDE DÖNÜŞÜMLER YAPILIYOR”

CHP'li Burhanettin Bulut'tan 23 Nisan Mesajı CHP'li Burhanettin Bulut'tan 23 Nisan Mesajı

2011 yılında Van’ın Erciş ilçesinde yaşanan depremden sonra çıkarılan yasanın uygulanamadığını kaydeden Dr. Şevkin, tamamen ranta dönük uygulamalar yapıldığını, rantı yüksek alanlarda “Afet Riskli Alan’ kisvesi altında sözde dönüşümler yaşandığını vurguladı.

Kanun teklifinde 2 milyon 200 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığı ve 400 bin bölümün çalışmalarının devam ettiğinin belirtildiğini hatırlatan Dr. Şevkin, “Bu alanların olası afet risklerine dayanıklılığı tartışma konusudur. Rakamlar, sadece riskli alanda olan dönüşümün yüzde 5'i olduğunu gösteriyor. 2 milyon 200 bin konutun sadece 110 bini riskli alanda bulunduğu için dönüştürülmüş, geriye kalan 2 milyon 90 bini ise rant sağlamaya dönük olarak dönüştürülmüştür. Bu içler acısı bir durumdur” diye konuştu.

“DEPREM RAPORLARI RAFA KALKTI!”

Her yıl yaşanan can ve mal kayıplarından, ekonomik sarsılmadan ders alınmadığını kaydeden Dr. Şevkin, şunları söyledi:

“Özellikle İzmir Bayraklı depreminden sonra 27'nci dönemde bir komisyon kuruldu ve bu komisyonda sabahlara kadar, beş ay aralıksız çalışma yapıldı. Sivil toplum örgütlerinden, bilim insanlarından, akademisyenlerden, üniversitelerden görüşler alındı ve Temmuz 2021 yılında bu deprem raporu, komisyon raporu hazırlandı. Yine, bu on bir ilimizi sarsan Kahramanmaraş depremlerinden sonra kurulan Deprem Komisyonu Mayıs 2023'te bin sayfalık bir üretim yaptı. Yine, aylarca akademisyenler, sivil toplum örgütleri, odalar, TMMOB, aklınıza gelen her kurum dinlendi ve çok önemli önermeler sunuldu bunların içerisinde. Peki, bunlara dair herhangi bir yasal düzenleme yapıldı mı? Maalesef yapılmadı.

“AFET BAKANLIĞI KURULMASI ZORUNLUDUR”

Getirilen kentsel dönüşüm yasası bu sorunu çözmekten tamamen uzaktır. Tek çözümmüş gibi bize sunuluyor ama bunun çözüm olmadığı ortadadır. Bir kere bütünlüklü bir yasa yapma yöntemini uygulamamız gerekiyor. Afete sadece deprem olarak bakamayız; heyelan, kaya düşmesi, çığ düşmesi, tsunami ve benzeri gibi -orman yangınlarını da bunun içerisine katarsak- pek çok afetle karşı karşıya kalan ülkemizde bir Afet Bakanlığı kurulması zorunludur. Her 2 kitapta da bu önermeler mevcuttur, hâlâ ülkemizde bir “Afet ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulmamıştır. Yama gibi "kentsel dönüşüm" adı altında yine ranta dayalı, yine insanların mülküne çökecek, yine bazılarını zengin edecek uygulamalara gidiyorsunuz; hiç ders almıyorsunuz. 50 binin üzerinde insan hayatını kaybetti, daha ne zaman ders alacağız? 1959 yılında, altmış dört yıl önce çıkarılmış Afet Yasası'yla yönetiliyor bu ülke. Günümüz koşullarına, günümüz teknik koşullarına uygun bir afet yasasına acilen ihtiyaç var. Defalarca kanun teklifi verdik ve defalarca haykırdık. Tam 24 ilimiz ve 100'ü aşkın ilçemiz doğrudan fay zonları üzerinde bulunuyor. Eğer 11 ilimizde bu kadar büyük yıkım yaşandıysa fay zonu üzerinde doğrudan bulunduğu için bu illerimizde bu kadar can kaybı ve bu kadar mal kaybı yaşandı. Hâlâ ısrarla bugün kentsel dönüşümü insanların mülkü üzerine kurguluyorsunuz. Bu tarihî bir fırsattır. Gelin hep beraber bütünlüklü bir yasa yapalım, bir Afet Yasası çıkaralım.”