Soma işçilerine yardım kampanyaları başlatılmış. Hoş güzel de bu kampanyalardan ziyade Soma şehitlerinin ölüm şartlarının vahametine binaen, tazmin noktasında öncelikle bu cinayet şirketinin başta İstanbul’daki gökdeleni olmak üzere, mal varlığına tedbir konulmalı ve hukuki süreci takiben de ailelerin acılarının azaltılması için tazminat müessesesi harekete geçirilmelidir. Bu kez madencilerimizin acısını paylaşmak, yardım kampanyaları usulüyle yine sadece Anadolu insanının omuzlarının borcu olmamalıdır.


DİĞER BİR HUSUS:


Soma faciasından sonra ortaya atılan vaveylalar gerçek katillere nefes aldıracak basiretsizliktedir. Neymiş vardiya değişim olduğu için içeride daha 1500 işçi varmış.
Yalan…

Soma’da hayatını kaybeden şehit sayısı 301 değilmiş.

Kesinlikle doğrudur bu sayı…


Kaçak Suriyeli işçi varmış.

Yalanın tekrarı…



15 yaşında çocuk işçiler varmış ta, duyulmasın ve bilinmesin diye ocak diplerine küllü su püskürtülmüş. Bu saçma iddiaları ortaya atanlar, akıllarını püskürtmüşler. Külliyen yalan. Siyasetin dili ahlaklı, insaflı, yalansız ve dolansız olmalıdır. 



Hiçbir insaf, vicdan ve izan sahibi hangi mevki ve makamda olursa olsun bu yalan iddiaların birini bile yapmaz ve yapamaz. Yapacak olsa dahi bu katmerli yalanın mumunun bir saniye bile yanmayacağını bilir. Bu mantıktan yoksun iddiaları atanlar, olsa olsa gerçek canilerin saklanmalarına ve görünmez kılınmalarına yardımcı olmaktadırlar.



Bu saçma vehimlere pirim vermeyelim. Bunun yerine akıl ve muhakememizi 301 insanımızın ölmesine sebep olan şirketin sorumlularının cezalandırılmaları için yoğunlaştıralım. Şehit olan kardeşlerimiz için neler yapılması gerektiğinin imkânlarını istişare edelim.



Fahrettin Korkmaz