Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) teşkilatlarında bu aralar hummalı kurultay tartışması var. Eski Genel Başkan ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Adana'da bir takım çalışmalarda bulundu. Baykal'ı Adana'ya getiren isim olarak bilinen Av. Soner Çetin, Sayın Baykal'ın Adana'da delegelerle toplantı düzenleyeceğini bildirmesine karşın Baykal, böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi. Ankara eski milletvekili Yılmaz Ateş de delege toplantısı olmadığına vurgu yaptı. Yani bir bakıma iki isim de Soner Çetin'i yalanlamış oldu. Baykal'a da bu soruyu sorduk ve 'delege'ye özel bir görüşme olmadığını, bu yönde bir istekte de bulunmadığını vurguladı. Toplantı basına kapalı olduğu için ne konuşulduğunu ve Adana'daki 28 kurultay delegesinden kaç ismin toplantıya katıldığını bilmiyoruz. Ankara'da toplanan eski il başkanları da CHP'nin tüzük kurultayı ile ilgili tepkilerini dile getirmişti. Deniz Baykal'ın 2009 yerel seçimlerinde Adana Büyükşehir'e aday gösterip elini kaldırdığı ancak -her ne hikmetse- sonradan vazgeçtiği CHP eski PM üyesi Av. Soner Çetin de tüzük kurultayının acilen gerçekleşmesini istiyor. Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap ve CHP Adana İl Başkanı Zeydan Karalar ise tüzüğün il ve ilçe kongrelerinde tartışıldıktan sonra değişmesinden yana...
***
İlginçtir, sayın Baykal'ın delegelerle buluştuğu Pazar'dan bir önceki gün CHP genel merkezinden bir açıklama geldi. Bu açıklamaya göre CHP'de iki ayrı kurultay düzenlenecek. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da beğenmediği tüzük değişimi için yaz aylarında bir kurultay, ardından Sonbahar'da büyük kurultay düzenlenecek. Deniz Baykal'a Adana'da bu soruyu da yönelttik. Baykal, bu açıklamayı ciddiye almadı. 'Kimin ne yaptığını bilmiyorum' diyerek yanıtladı. Yani ortada bir karışıklık, bir başıboşluk var gibi...
***
CHP'nin son milletvekilli seçimlerinde de adaylara ilişkin büyük tartışma yaşanmıştı. Parti tabanından -adaylar belirlendikten sonra- ciddi tepkiler yükselmişti. CHP'de milletvekili adayları ile birlikte, İl, ilçe, belediye meclis üyeleri ve belediye başkan adaylarını parti tabanının belirlemesi açısından detaylı bir tüzük değişimine ihtiyaç olduğu açıkça görülüyor artık. CHP üst yönetiminin iki ayrı kurultay düzenleme kararı şimdilik isabetli gibi duruyor. Bu süre zarfında değişiklik olur mu bilinmez ancak demokrasiyi savunan tüm partilerin ve özellikle 'ileri demokrasi'yi havada uçuşturan siyasi partilerin kendilerine oy veren, partileri için çalışan insanların sesine kulak vermesi gerekiyor. Zira -maalesef ki- her seçim öncesi veya sonrası kimin kime ne kadar para yedirdiği konuşuluyor. Bazı adayların seçim zamanları ortaya çıktığı ve aday oldukları partilerle uzaktan yakından ilgisinin olmadığı da görülüyor. Haksız yöntemlerle partiler sayesinde bir yerlere gelen insanların kendilerinden başka kimseye faydası da dokunmuyor. Bazen kendilerine de faydaları olmuyor ya bu da ayrı bir konu... Sonuçta ne partilerine yaranabiliyorlar ne de memleketlerine... Siyasi yelpazede savrulduktan sonra bir kenara itiliveriyorlar.
Partiler tabanın sesine kulak tıkamamalı. Artık devir değişmeli.
Yoksa bu tartışmalar daha çok kişiyi sulu götürür susuz getirir...
İyi haftalar...