Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Bugün Bursa'daki ziyaretimizin ikinci günü ve Karacabey ilçemizde temaslarda bulunacağız, vatandaşlarla bir araya geleceğiz. Geçen ay yine Bursa'da dört günlük bir saha çalışması gerçekleştirmiştik ve aradan bir ay geçtikten sonra tekrar üç günlük bir çalışma için Bursa'dayız. Zafer Partisi Genel Merkezi'nin Bursa'ya özel bir çalışma programı uyguladığını size söyleyebilirim rahatlıkla. Çünkü Bursa'da Zafer Partisi oyları yapmış olduğumuz araştırmalarda Türkiye'deki en yüksek oy potansiyelini gösteriyor ve potansiyelimizin yüzde 30’lara çıktığını mutlulukla değişik araştırmalarda görüyoruz. Mesela biraz önce İlçe Başkanımızın Karacabey'de gerçekleştirdikleri bir ankette de Zafer Partisi'nin yüzde 18,7 ile üçüncü parti olduğunu öğrendik ve yükselme eğilimimiz devam ediyor. Önümüzdeki süreçte de Bursa’daki çalışmalarımızı Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kütahya, Eskişehir eksenini etkileyecek şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.

Ancak bugün burada sevgili Karacabeylilerle bir araya gelmeden önce sabah Bursa merkezde 45 günden beri tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey’i hapishanede ziyaret ettim ve bir sohbet gerçekleştirdik. Kendisinin sağlığını iyi ve moralini çok yüksek gördüm. Kafasında hukuki meselelerden çok Türkiye’nin siyasi ve ekonomik sıkıntıları ile ilgili sorular vardı ve o konularda görüştük. Sabır içinde ama gecikmeden adaletin tecelli etmesini beklediğini ifade etti ve sizlere de selamlarını iletti. Ne yazık ki düşman ceza hukuku uygulamalarıyla muhalefetin bastırılmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun ilk uygulaması Zafer Partisi üzerinde benim tutuklanmam da gerçekleştirilmişti. Çünkü biz PKK ve Abdullah Öcalan'la yürütülen müzakerelere Parti olarak net bir tavırla karşı çıkmış ve ‘Mehmetçik Katillerine Af Yok’ mitinglerini düzenlemeye başlamıştık. Bu sürecin karşısında olduğumuzu, bu sürecin Türkiye'yi bir felakete götüreceğini açıklamıştık. Bundan dolayı Zafer Partisi'ni susturmak için bir suç uydurularak hukukun en temel ilkeleri kabaca çiğnenerek beş ay Silivri Cezaevi’nde rehin tutuldum. Ben de bu süreci terörle mücadelede şehit olan kahraman şehitlerimizin aziz anılarına saygı duruşu ve sevgili gazilerimizin değerli varlıklarına saygı duruşu olarak geçirdim. Dışarıya çıktıktan sonra da 12 ilde düzenlediğimiz ‘Öcalan Komisyonu’nda Neler Planlanıyor’ konulu panellerle Türkiye'yi dolaştık ve bu panellere ortalama her ilde binin üzerinde insan katıldı. Bursa'daki panele bin 700’e yakın sevgili Bursalı katıldı. Bursa'nın milli konulardaki hassasiyetinin nasıl yüksek olduğunu, nasıl Atatürk'ten ve Cumhuriyet'ten taviz vermeyen bir tavır sergilediğini, bölücülere ve vatan hainlerine karşı nasıl kararlılıkla durduğunu zaten memnuniyetle değişik vesilelerle görüyoruz. Bundan sonra da Parti olarak Türkiye'nin değişik illerinde şu an ayaklı planlamaya göre Malatya ve Elazığ, Sivas ve Erzurum'da bu çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Panellerle PKK terör örgütü ve Öcalan'la yapılan müzakerelerin iç yüzünü vatandaşlarımıza anlatmaya devam edeceğiz.

Kısacık "Millete 2018'den Bu Yana Enflasyon Düşecek Hikayesi Anlatıyorsunuz"
Kısacık "Millete 2018'den Bu Yana Enflasyon Düşecek Hikayesi Anlatıyorsunuz"
İçeriği Görüntüle

Tabii ki değerli basın mensupları ve sevgili Bursalı Zafer Partililer, Türkiye'nin önündeki ağır sorunlardan birisi de hiç şüphesiz sayıları 3 milyonu geçmiş, 3-4 milyon arasında olduğu tahmin edilen uyuşturucu madde bağımlılarıyla sayıları yine milyonlara ulaşmış olan sanal kumar bağımlılarıdır. Uyuşturucu gibi bağımlılık esasına bakarsanız En az 2 milyon sanal kumar bağımlısı olduğu ifade edilmektedir. Sanal kumar oynayanların sayısı ise bundan çok daha fazladır. Bu durum ülkemiz için bir milli güvenlik tehdidi haline gelmiştir ve Zafer Partisi olarak Tertemiz Türkiye Projesi çerçevesinde uyuşturucu ve sanal kumarla mücadele için yapılması gereken hukuki ve idari değişikliklerle ilgili projelerimizi de dolaşarak Türk halkına anlatıyoruz ve anlatmaya devam edeceğiz. Bütün il ve ilçe binalarımıza bu konuda partimizin politikalarını anlatan pankartların asılması talimatını verdim. Bursa'da da yarın il binamızın açılışı var. Sizleri de davet ediyorum il binamızın açılışına. Orada da asılı.

Özetle, Türkiye’ye yönelik bir dolaylı saldırı söz konusu uyuşturucu ve sanal kumar üzerinden. Uyuşturucu ve sanal kumar baronları işgal ordularının keşif kollarıdır arkadaşlar. Bunlar terörist unsurlardır ve Zafer Partisi'nin yönettiği bir Türkiye'de bunlar terörist örgüt mensubu olarak yargılanacaklar. Baronların mal varlığının tamamı müsadere edilerek zorunlu tedavi programı çerçevesinde bağımlıların tedavisi için kaynak oluşturulacak. İfade ederken bilerek zorunlu tedavi dedim. Yasada değişiklik yaparak uyuşturucu bağımlılığının tedavisini zorunlu hale getireceğiz arkadaşlar. Bu çok önemli bir değişiklik, köklü bir değişiklik. Yine mal varlığının müsadere edilmesi köklü bir değişiklik ve şimdi bu büyük projeyi anlatıyoruz.

Tabii ülkemizin ne kadar ağır bir ekonomik krizden geçtiğini hepimiz yaşayarak görüyoruz. Ülke her geçen gün daha ağır şekilde bir soyguna maruz kalarak, ülke zengin olmasına rağmen halk fakirleşiyor. Emekli dul ve yetimler zaten almış oldukları maaşla geçinme şansına hiç sahip değilken, bir de yüksek enflasyonun etkisi altında, almış oldukları ücretin de çok altında bir alım gücüne doğru zorlanıyorlar. Keza sözde asgari ücretli 28 bin TL asgari ücret alıyor ama bugün eline geçen gerçek para 24 bin TL alım gücünde. Fakat açlık sınırı 34 bin lira. Arkadaşlar, çok net söyleyelim. Yani insanlar aslında ayın 10 günü karınlarını doyurabilecek durumdalar ya da 15 günü karınlarını doyurabilecek durumdalar. Hal böyleyken küçük bir grup, iktidar yanlısı, zenginleşmeye devam ediyor.

Bir yabancı otomobil şirketinin Ortadoğu ve Türkiye temsilcisi, ‘Türkiye'deki Zenginleşmenin 2035'e kadar devam edeceğini görüyoruz’ diyor. Ve ‘Türkiye piyasasına yönelik politikamızı bu esas çerçevesinde şekillendiriyoruz‘ diyor. Ceplerinizi bir yoklayın bakalım, zenginleşiyor musunuz arkadaşlar? Bilmediğiniz bir para mı geliyor? Emekliye, dulla, yetime, asgari ücretliye, haberimiz olmayan bir para mı geliyor? Hayır. Bu zenginleşen Türkiye dedikleri yüzde 20’lik rantiye sınıfının zenginleşmesidir. Yüzde 80’in ise fakirleştiği, orta direğin ortadan kalktığı bir Türkiye manzarasıyla karşı karşıyayız. Adaletin olmadığı yerde ekonomik büyüme ve zenginleşme olmaz. Eğitim sisteminin yerlerde sürüklendiği bir ülkede ekonomik gelişme olmaz. Ekonomik kararların plansız ve programsız, günübirlik ve sadece günü ve iktidarı kurtarmaya yönelik atıldığı bir ekonomide ekonomik kalkınma ve Türk halkının zenginleşmesi mümkün değildir.

Biz de Zafer Partisi olarak yapmış olduğumuz bütün ziyaretlerde muhataplarımıza ve seçmene Zafer Partisi'nin eğitim, adalet ve ekonomideki programını anlatıyor ve onların da görüşlerini alarak kendi programımızı da daha dinamik ve halkla etkileşim içerisinde canlandırma sürecinde tutuyoruz. Bu çerçevede Bursa'ya yaptığımız ziyaretlerde Bursalı sanayicilerden, Bursalı esnaflardan gelen önerileri çok ciddi ve doğru öneriler olarak buluyoruz. Bunlardan birisini dün Kestel'de Esnaf Odaları Başkanı olan arkadaşımız yaptı. Deneyimli bir sivil toplum örgütü yöneticisi aynı zamanda ve bir esnaf bakanlığı kurulması teklifini getirdi. Çok makul bir teklif olarak buluyoruz. Bu ülkede ekonominin bel kemiğini malın ve paranın değişimini, dolaşımını sağlayan esnaf teşkil ediyor. Esnaf bugün sahipsiz. Depremzede gibi, depremzede gibi bağırıyor enkazın altından kimse var mı diye. Ses yok. Bir tek Mehmet Şimşek'in daha fazla ceza kesin, daha fazla para toplayın talimatını duyuyorlar. Her sene bir önceki seneye göre yüzde 50 esnaf kayıp içerisinde. Bu durum artık sürdürülebilir değil. Biz sevgili esnafların da bu ağır ekonomik krizden çıkması için bütün ekonomik modelin değişmesi gerektiğini biliyoruz ve bunu da esnaf ziyaretlerimizde, esnaf kurumlarıyla yapmış olduğumuz temaslarda anlatıyoruz, anlatmaya devam edeceğiz.”