Toplumda şiddetin kabul edilemez olduğunu, şiddetle mücadelede etkili stratejiler oluşturulmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Selahattin Menteş, Yönetim Kurulu Üyeleri ve hekimlerle birlikte yaptığı açıklama da “Kadına, çocuğa, öğretmene, yaşlıya, engelliye, hayvana şiddet asla kabul etmediğimiz bir durumdur. Etkin çözüm olacak yasaların biran önce çıkması şarttır. Özellikle insan sağlığını ve yaşamı önceleyen biz hekim ve sağlık çalışanları, sağlıklı çalışacak ortamlar istiyoruz. Meslektaşımız Dr. Aynur Dağdemir, şiddete uğrayan sekreterini korumaya çalışırken öldürüldü. Kadına karşı şiddet, kadın hakkı ihlalleri farklılıklar gösterse de dünyanın tüm bölgelerinde sınır ve sınıf ayrımı olmaksızın devam ediyor. Dünyanın birçok ülkesinde çok zor ve uzun mücadeleler sonucu elde edinilmiş kazanımlar elimizden alınmaya çalışılıyor. Polonya’da kürtaj yasağının çıkışı, ülkemizde İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı alınışı kazanımlara saldırıların örneklerindendir.”

ADEO'dan 50 Yıllık Eczacılara Plaket ADEO'dan 50 Yıllık Eczacılara Plaket

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMİYORUZ

Yaşanan pandemiyle birlikte kadınların ev içi bakım yükünün ve ev içi şiddete uğrama sayısının arttığını da hatırlatan Başkan Uzm. Dr. Menteş, “Deprem sonrası ise aynı sorunları bir de evsiz kalarak barınma sorununun eklenmesi ile katlanarak yaşandı. Cinsel şiddete uğrama oranları, hastalıklar ve depresyonlar tırmandı. Pandemide ekonomik kriz işten çıkarılmaları arttırdı ve çalışma hayatından ilk önce gözden çıkarılanlar ev bakım yükü veya işveren tercihi nedeniyle kadınlar oldu, eşitsizlikler derinleşti. Deprem felaketi sonrası yine bakım yükü en çok kadınların üzerine kaldı, yıkılmış şehirlerdeki temel insan ihtiyaçlarının hala giderilmemesinden kaynaklı sorunlarla hâlâ en çok kadınlar boğuşuyor. Güvenli çalışma alanları ve sağlıkta şiddete karşı göstermelik adımlar dışında önlemler alınmıyor. Sağlıkta şiddetin son bulacağı politikalar üretilsin ve uygulansın istiyoruz. Toplumumuzda, her alanda yükselen iktidar politikaları ile tırmandırılan şiddet sarmalı maalesef ki günlük hayatta temel dil olmuş durumda.  Bu şiddet ortamı hem özel alanda hem de kamuda kadınlara yönelik şiddeti körüklemeye devam ediyor. Bu yüzden İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyor, 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmasını istiyoruz!” diye konuştu.