CHP'li Gülcan Kış "Hatay'ı Elbirliğiyle Ayağa Kaldıracağız" CHP'li Gülcan Kış "Hatay'ı Elbirliğiyle Ayağa Kaldıracağız"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yoksulluğun nasıl yaygınlaştığı ve derinleştiğini çarşı, market, pazar ve sokak gezilerimizde yakinen görüyoruz. Bu gidiş yoksulluğu yaygınlaştırıyor. Türk-İş gıda ile birlikte diğer tüm harcamalar için 4 kişilik bir haneye girmesi gereken toplam gelirin yoksulluk sınırını 43.443 TL olarak açıklarken, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 17.336 TL olarak açıkladı. Dört kişilik bir hane için açlık sınırını da 13.334 TL buldu. Emeklinin 7500 TL aldığı, resmî verilerle 3,5 milyonu aşan işsizlikle birlikte tabloya baktığımızda korkunç bir yoksullaşma varlığı görülüyor. Vatandaş ekmeği bulursa o gün aç kalmadığını varsayıyor. Çocuklar sağlıklı beslenemiyor. İktidar eliyle zorunlu diyet uygulanıyor. 1 Ekim itibari ile elektrik ve doğal gaz zamları ile katlayacak giderler her kesimi kara kara düşündürüyor. Vatandaş nasıl geçiniyor? Sorusunu soran herkes fakirleşmenin ne kadar artığını görüyor. Görmeyen tek adamla oluşan Cumhurbaşkanlığı sisteminin yarattığı tahribatı çıkarları doğrultusunda savunan mutlu azınlık” dedi.

ÇİFÇİ BORÇLA AYAKTA

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, seçim sonrası uygulanan ekonomik politikanın zam, vergi, düşük ücret, düşük taban fiyatı, yüksek faiz, işsizlik ve talebi kısma şeklinde oluşan bir döngüyü içerdiğini belirterek bu ekonomik politikanın dar sabit gelirli ve emekliyi daha da yoksullaştırmaya dayandığını, düşük taban fiyatın çiftçiyi zora sokacağını ifade etti.

Gürer, “Tarım sektörünün büyük bölümü kamu bankalarına olan borçları ağustosta 11,2 milyar lira daha artarak 499,3 milyar liraya kadar yükseldi. Bu borcun 2,2 milyar liralık kısmı takipteki borçlardan oluşuyor. Sektörün bankalara olan borcunda yılbaşından buyana yüzde 52 oranında (170 milyar liralık) artış kaydedildi. 500 milyar liraya ulaşan bu borcun 427,2 milyar lirası kamu bankalarının, 72,1 milyar lirası ise özel bankaların sektöre kullandırdığı kredilerden oluşuyor. Çiftçi üretimi borçla sürdürüyor. Gelir gider dengesi bozuldukça ödeme güçlüğü içine düşüyor. Borçlanmadan çiftçilik yapılamaz duruma erdi Özellikle 2022 yılında tarımsal girdi fiyatlarında yaşanan artışlar ile et ve sütte iktidarın piyasaya yaptığı yanlış müdahaleler Türkiye’deki canlı hayvan sayısının azaltılmasına yol açtı.  Tarım sektörünün gıda ve canlı hayvan ithalatı ocak-ağustos döneminde, yüzde 25,1 oranında artış kaydetti. Bu yılın ilk altı aylık döneminde büyükbaş hayvan sayısı 2022 yılı sonuna göre 336 bin baş azalarak 16 milyon 687 bine geriledi. Aynı dönemde küçük baş hayvan sayısı da 2 milyon 992 bin adet azalarak 53 milyon 274 bine geriledi.” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yoksulluğun nasıl yaygınlaştığı ve derinleştiğini çarşı, market, pazar ve sokak gezilerimizde yakinen görüyoruz. Bu gidiş yoksulluğu yaygınlaştırıyor.

MUHALEFETE SALDIRARAK ÇÖZÜM ÜRETİLEMEZ 

Yoksulluk kader değil, iktidarın yönetimsizliği diyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bir eli yağda bir eli balda olan sınırlı mutlu azınlık kazancına kazanç katarken milyonlar yoksulluk ile mücadele eder duruma düşürülmüştür. Gerçek gündemi toplumun gözünde gizlemek adına bir günü bir gününü tutmayan açıklamalar ile sürekli bir “kuşa bak” politikası ile cepler boşaltılmakta ve vatandaş büyük sıkıntı yaşamaktadır. Kiracısından çiftçisine, öğrencisinden emeklisine böyle bir dönem yaşamadığı ifade edenler umutsuzluk içindedir. Yurt dışında geleceği arayanlar yanında olanaklı olsa binlerce genç ülkeden göç etme duygusu içinde olması ülkeyi yönetenler için düşündürücü dahi olmaması ne acı bir durumdur. Adaletin sarsılması, ülke değerlerinin tüketilmesi, aile dokusunun aşınması, boşanmaların artması, madde bağımlılığına yöneliş ülkede vicdanı olan herkesimin sorgulaması gereken boyutlara ermiştir. Yanlış ve yetersiz yönetimin bedelini yurttaş ödemektedir. Ülkede muhalefet partilerine saldırarak çözüm üretilemez. Ülkeyi yönetemeyenler muhalefete saldırarak, gerçeği çarpıtarak günü kurtarma derdine düşmüşlerdir” dedi.

Vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borç bakiyesi 15 - 22 Eylül haftasında 20,6 milyar lira artarak 2 trilyon 430 milyar liraya yükseldiğine işaret eden Gürer “Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 11,2 milyar liralık yaşanırken, kredi kartı borç bakiyesinde ise 9,5 milyar liralık artış oldu. Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 32,2 oranında artarak 1 trilyon 481 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 109,2 oranında artarak 949 milyar liraya yükseldi. Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan kredi alacakları ise yılbaşından bu yana 10,6 milyar liralık artışla 40,8 milyar liraya çıktı. Varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 36,6 milyar liralık bir batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Vatandaşların bireysel kredi borçları ve kredi kartı borç bakiyeleri için bu yıl Ocak- Ağustos döneminde bankalara ödediği faiz, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 82 oranında artarak 204,3 milyar liraya kadar çıktı. Vatandaşların faiz yükünün, bireysel kredi ve kredi kartı faiz oranlarındaki artış yüzünden önümüzdeki aylarda daha da artması bekleniyor. Kredili mevduat ve kredi kartı faizleri politika faizine endeksli bulunuyor. Dolayısıyla politika faizinin artması bu faizleri de otomatik olarak artırıyor. 1 Ocak- 29 Eylül 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,7 oranında artarak 10 milyon 241 bin olurken UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 21 milyon 747 bin oldu. Bu verilerde ülkemizde yaşanan ekonomik sorunların verilerle göstergesidir” diye konuştu.