Aşk,
“ Bitmedi bitmeyecek”
dedi son kahin
ikibinli yıllara bakarak
“Yalnızım aşkıyla”
dedim.
Yazdım aşkımı
Kelime kelime
Kahine inanarak…

Sevdiğim,

Her “ seni seviyorum” diyene inanma. Kana kana içtiğin,  sevgi sandığın; bakışlar, sözler, duygular zehir olabilir. Yanlış sevgilerle, sevgini hak etmeyenlerin verdikleriyle susuzluğunu dağlama. Susadıkça düş pınarlarından akan  sevgiyle yüreğini doldurmayı öğrenmelisin. Ancak o zaman mutlu olabilirsin.”

İşte ben de öyle yaptım . ta yüreğimin derinliklerine indim. Orada beni sevgisiyle yerinden oynatan biri vardı. İnandığım, güvendiğim, her şeyiyle gurur duyduğum, bakışlarını görür görmez heyecandan soluksuz kaldığım biri .Onu bugün  yeniden gördüm. Güneşin gözlerini kamaştırmasından korkan  korkaklar gibi biri değil. O, aşkın gözlerini kamaştıran bir güneş. O, sen değilsin .Senden aldığım senin hiç bilmediğin bütün güzelliklerinle onu ben yarattım. Seni öylesine güzelledim çoğalttım ki onu artık sen bile tanıyamazsın.

Önceleri  seni başkalarken, sana yabancı birini yarattığımın farkında değildim. Çünkü  sana en güzel yamacımdan bakıyordum. Göremediğim yanlarını da, gördüklerimin güzelliğince sevgiliyordum.  Seni evim, vatanım, bayrağım, nazlı ülküm  gibi erişilmez eylerken, yalnızca gözlerinde gördüğüm o ışıltıya  inanıyordum. Sevgimi bu inançla çoğalttım.

Biliyor musun, hiçbir yıldız aşk yıldızı kadar gökyüzünü mavileyemez. Hiçbir kural hiçbir başarı, sevginin getirdiği mutluluk  kadar,  insanı  soylulayamaz. Mutluluk en güzel ibadettir. Yazık ki, benim sevgim seni mutlu etmeye yetmiyor.


Sakın başkalarına bana baktığın gibi bakma…

Günlerdir beni sevmeni bekledim. Beni sevmeni çok istedim.  Senin  hayallerinle gecelerimi süsledim…
Sana aşık olmak; kendimdeki mükemmelliği aramak için açılan bir kapıydı  belkide  İçimdeki o engin  o bitimsiz imbiklerimde süze süze arıttığım biriktirdiğim sevgiyi sende aynalamaktı. Aynada kendime bakmaktı. Aslında tanıdığımı bildiğimi düşündüğüm seni , hiç tanımadan bilmeden sevmenin tezatlığını yaşamaktı.

Belki bir zaman sonra senin yüreğimin içindeki kadar güzel olmadığın yanılgısına düşeceğim.
Yüreğimde  ,  yeşerttiğim duygularla beslediğim, büyüttüğüm  seni bir başkasında aynalayacağım. Onun aslında sen  olmadığının- senin kadar güzel olmadığının- farkına vardığında yüreğim ait olduğu yere dönecektir. O anda eskisinden daha farklı olacaktır sana olan sevgim. Yeni güzelliklerle yeni acılarla daha da başkalaşacaktır. İyice değişecek, yoğunlaşacak, güzelleşecektir. Tabi sevgim karşılıksız olacaktır. Sen farkında bile olamayacaksın yaşadıklarımın. Kuruyacağım , kırılacağım, yaprak yaprak döküleceğim.  Sevgin  yaralar bereler içinde yerleşmiş olacaktır bir kere yüreğime .Çünkü  orası ebedi onun yuvası, kaynağıdır. Hep benimle büyüyecektir. Yüreğim onaracak yarasını iyileştirecektir.
Yaslandığım sığındığım bir kapı olacaktır daima yüreğim çünkü orada , sonsuzluğunda hep sen olacaksın.
Umutlarda, umutsuzluklarda, başarı ve başarısızlıklarda, korkularda, mutluluklarda, mutsuzluklarda yüreğimi alıp avuçlarımın içine, bütün duygularımla sonsuzluğundaki sana yaslanacağım.


Yüreğimdeki sonsuzluk; sonsuzlukta ise sen,
Yaşaması kolay hadi öl ölebilirsen…