Aşağıdaki resim ve haber, “Kültür Varlığı/Endüstri Mirası” olarak tescilli olan ve şu anda “Müzeler Kompleksi” olarak düzenlenmek üzere ihalesi yapılmış, tarihi Milli Mensucat’ın yürek yakan yangın resim ve haberidir. Haber metni şu:
“Tarihi fabrikanın lojmanında yangın
Adana'da yazar Orhan Kemal'e esin kaynağı olan tarihi dokuma fabrikasına ait boş lojmanın çatısında yangın çıktı. İtfaiyenin müdahalesine rağmen büyüyen alevler çatıyı kullanılmaz hale getirdi.

Türkiye'nin tarihindeki önemli tekstil fabrikalarında biri olan Milli Mensucat fabrika alanında tarım müzesi yapılması için çalışma yapılıyor. Bugün öğle saatlerinde fabrika alanında kullanılmayan lojmanın çatısında yangın çıktı. Haber verilmesi üzerine harekete geçen polis ve itfaiye ekipleri, güvenlik tedbirlerinin ardından söndürme çalışması yaptı. Merdivenli araçlarla yangını söndürmeye çalışan itfaiyeciler, zaman zaman zor anlar yaşadı. Bu sırada bir palmiye ağacı yandı. Bir saatlik çalışmanın ardından yangın, kontrol altına alındı. Çevre apartmandakiler ile vatandaşlar meraklı gözlerle söndürme çalışmalarını izledi.
Gökhan Duman isimli vatandaş, buranın 4 aydır sorunlu olduğunu belirterek, "Burayı sanayi müzesi yapacaklarmış. 4 aydır, esrarkeşlere fuhuş yuvası oldu. Gelen çocukların işi başka bir şey demeye gerek yok. Gelen esrarkeş çocukların çıkardığı bir olay. 10 dakika içinde yandı." dedi.
Değerli BÖLGE okurları,
İzninizle bugün, bu köşeden yukarıdaki olay hakkında, Adana'da Devleti temsil eden sorumlu/yetkililere hitap etmek istiyorum.
Muhterem zevat-ı kiram,
Devletin "Koruma" altına aldığı "Kültür Varlıkları" fiilen, sizin mesuliyetinize tevdi olunmuş Milli Varlıklar değil mi?
Yoksa o sorumluluk Adana’da, “PARALEL YAPI"da mı?
TESCİLLİ YAPILARI, KORUMA ALTINDAKİ ULUSAL VARLIKLARI muhafaza için, nasıl Sayın Valimizin "Harim-i İsmet"ini, eşini, kızını koruma amaçlı özel önlem alındı;
Nasıl bir yere intikallerindeki "Koruma Ordusu" göz kamaştırıp, göğüs kabartıyor; “Koruma altındaki Milli Değerler” için de, en az on kat fazla duyarlı olmaya mecburiyeti yok mu?
Milli Mensucat Fabrika ve müştemilatının "UHUCULAR"ın, SERSERİLERİN işgalinde olduğunu Mısır'daki sağır sultan bile duydu. Neden tedbir almadınız?
Bu ESER sizce önemsizse, yanı başında, kentin ortasındaki DÖŞEME Mahallesi, kalabalık bir yerleşim merkezinin bitişiğindeki bu "terk edilmiş virane halindeki mekanlarda, kuruyu/uhuyu çekince birer "kamikaze" birer "canlı bomba" olanlar, ayrıca, o yöre insanlarına da "TEHDİT" değil mi?
Milli Mensucat umurunuzda değil se Döşeme Mahallesindeki insanlar da mı öyle?
Devlet "HAFIZASI" Adana'da yok mu acep?
Bir kaç sene evvel, Milli Mensucat'ın dün yanan yere bitişik “Bekâr Pavyonunda” bir başka yangının da, aynı nedenle çıktığını nasıl unutur, önlem almazsınız?
Yoksa orayı da yakıp TOKİ eliyle "MAHDUM"un VAKFINA PEŞKEŞ NİYETİ Mİ VAR?
İzin vermeyiz, bilin, YAĞMA YOK.
Hemen ekleyeyim:
5 OCAK STADINI “HARAMZADELERE VERMEMEK” bir “ADANALI İRADESİDİR”
Saygılı olmak gerekir.
Umarım Büyükşehir Başkan Vekili, giderayak, bari bu konuyla ilgilenir.
BŞB Meclisi de, Yeni Yıl müjdesi olarak, 5 Ocak Stadı ve Menderes Kapalı Spor Salonu ile Seyhan Vadisinde 30 dönüm YEŞİL ALAN KATLİ planlarını iptal/dönüş kararı alır.
Son gelişmelere “Fransız” kalmaz.
“Pandoranın kutusu açıldı.
Müstafi Bakan BAYRAKTAR’ı örnek alıp, TOKİ ve ÇEVRE Bakanlığı dayatmalarında, Adanalının yanında yer alıp,
Ayakkabı Kutusu Partisi’ne direnebilirsiniz.
Biraz cesaret lütfen!
*TÜM ADANA HABER KERKEZİ OKURLARININ YENİ YILINI KUTLARIM.M.F.Ö.