Dernekler Daire Başkanlığı'nın Adana'daki derneklere yönelik düzenlediği rehberlik toplantısına katılan İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanı Mustafa Yardımcı, ülkemizdeki dernek sayılarının yetersizliğinden yakındı. Bu açıklamayı hiç samimi bulmadığımı söylemek istiyorum.

       Dernek sayılarının az olması doğru olabilir ama bu konudaki çalışmaların ne kadar yeterli olduğu tartışılır. Vurgu yapmak istediğim nokta bu derneklerin teftişi ve gerçekten kamu yararına çalışan derneklere de destek konusunda. Geçmiş yazılarımda belirttiğim gibi milletin bağış yaptığı, güvendiği kamu yararına çalışıyormuş gibi görünen derneklerin binasında kumar oynatıldığını çoğumuz biliyor. Sen bunların teftişini doğru yapmazsan ve de kamu yararına çalışan derneklere destek konusunda çözümler aramazsan bende seni açıklamalarında samimi bulmam.

        Her zaman dediğim bir şey var. Biz toplum olarak gerçekten ama gerçekten konuşmayı çok iyi biliyoruz. Bu konuda iddia ediyorum. Çok güzel konuşuyoruz. Çoğu zaman gerçekten kendimizi dikkatle dinlettirecek kadar mükemmel ötesi konuşuyoruz. Evet sadece konuşuyoruz. Yine iddia ediyorum çoğu zaman bu kadar güzel konuşmaktan başka hiçbir şey yapamıyoruz. Konuşmayı çok becerdiğimiz gibi bu konuşmalar büyük bir boşlukta sadece yankılanıyor ve sonra bitiyor.

        Derneğin kağıt üzerinde kuruluşunu ve sonra bina olarak dernekleşmedeki sıkıntılardan bahsedecek olsam buna köşem yetmez. Ne engellerin çıktığını söylesem, kelimelerde anlatamaz. Bu sıkıntılar ve bu engelleri Dernekler Daire Başkanlığı da biliyor. Biz de biliyoruz. O zaman dernek sayılarının yetersiz olduğunu söylemenin mantığını anlayamadım.

       Adım gibi bildiğim bir şey var ki dernek kurup kamu yararına çalışmak ve yararlı projeler geliştirmek isteyen birçok genç arkadaşımızı tanıyorum. Adana dışındaki birkaç arkadaşım bunu birçok sıkıntıyla gerçekleştirdiler. Birçok sıkıntıları halen devam ediyor. Bakın bu bahsettiğim kişiler genç insanlar. Bu arkadaşlara destek çıkılmıyor. Kamu yararına çalışmak isteyen gençleri göz ardı etmek kötü niyetten başka hiçbir şey değildir. Çeşitli illerdeki valiler, belediye başkanları olsun gençlere destek vereceklerini basın bültenleriyle duyuruyorlar. Ama maalesef ki bunlarda sadece güzel konuşma yapmaktan ileri gidemiyor.

       Ağzımızda sakız olan bir laf var. Dünya da en çok genç nüfusa sahip olan ülkeyiz diye. Evet size yine güzel bir konuşma daha. Ne kadar güzel bir özenle, düzenle kurulmuş cümle. Çok dikkat çekecek ve çoğu yabancı ülkelerinin bile “Ne kadar şanslılar!” diyecekleri bir durum. Ama gelin görelim ki buda güzel laftan başka bir yere gidemiyor. Övündüğümüz durumun muhteşemliği uygulamada taca çıkıyor. Kim ne derse desin konuşulmaya değecek kadar gençlik muhatap alınmıyor. Yönetimlerimizdeki genç sayısı yok denilecek kadar az. Halen sizler yarının liderisiniz diyorlar. Bu cümlede güzel görünse ben bunu hakaret sayıyorum. Yani yarın lidersiniz, yani yaşlandıktan sonra lider olabilirsiniz. Abarttığımı düşünenler olacak ama tavsiyem ülkemizdeki yerel yönetimler olsun ulusal yönetimimiz de olsun genç oranını yani bu konularda araştırma yapmalarını rica edeceğim.

        Biz gençleri sadece geleceğin liderleri saymayın. Bizler bu günlerinde liderleri olmak istiyoruz. Bizler bu günde muhatap alınıp kararlarımıza saygı duyulmasını, sonuna kadar destek çıkılmasını ve neler yapabileceğimizin görülmesini istiyoruz.