CHP’de değişim demek, isimler üzerinden bir değişim demek değildir. 

CHP’de değişim demek, isimler üzerinden siyaset yapmayı bırakmak demektir.

Değişim demek üretenin, birleştirenin, halka dokunanın bundan sonra CHP’de daha yoğun şekilde siyaset yapacağının ve yer bulacağının ana başlığıdır.

Bir bakıma eski siyaseti, hizipçiliği, adam kayırmayı bırakmak, her CHP’linin konum veya koltuk kaygısı yaşamadan birbirine destek olacağı, akıl ve mantığın göstereceği yol ile politika üreteceği, geniş kapsamlı kenetlenmiş bir birlik ve o birliğin içinde kitlesel siyaset oluşturmaktır değişim.

“İlk önce CHP’liyiz sonra siyasetçiyiz” diyebilme, “İlk önce ilkeler sonra ben” diyebilmektir değişim.

Eleştirmeyi “o dedi bu dedi” tarzında insanlar ve isimler üzerinden yapmayı bırakmak, hatalı olanı toplu bir bilinç ve disiplin kurulları vasıtası ile uyarmak ama iktidar için üretim ve çözüm üzerinde odaklanmaktır değişim.

Değişim demek şahsi hesapları bırakmak, iktidar hesabı yapmak, CHP’de sonuna kadar çalışanın da hakkını alacağı sistemi yaratmaktır.

Değişmemek faşizme ve diktaya inanmamaktır.

Gazetecilerin, öğrencilerin, milletvekillerinin, askerlerin yattığını küçümsemek ve nedenlerini bilmemek, haksızlıklar karşısında duran bir devrimciliğe inanmamaktır değişmemek.

Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in birbiriyle uğraştığını gördünüz mü?

Dünya değişiyor Türkiye de değişti.

Tam bağımsızlığı savunmak, emperyalizmin karşısında durmak, insan odaklı bir siyasetin de gereğini yerine getirmektir değişim.

Sosyal demokrasinin temel unsuru insandır.

İnsan odaklı siyaset yapmak gereği her geçen gün artıyor.

CHP’de değişimin bir adı da insan (halk) odaklı siyaset yapmaktır.

Halkçı olmaktır değişim.

İnsana dokunmaktır değişim.

Başarmak için cesur ve gözü kara olmaktır değişim.

Başarır mıyız?

Başarırız.