Şimdilerde moda oldu ya. İş ve sanat dünyasından isimler referandumda oylarını birer birer açıklıyor. Kimi evet kimi hayır diyor. Referanduma sayılı günler kala mevcut iktidar her alanda olduğu gibi evet konusunda da mahalle baskısını oldukça fazla artırıyor. Ve bunun için her yol mubahtır diyor. İnsanları evet oyuna yönlendirme çabası inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Yaz ortasında kömür yardımları, gıda yardımları, giyim, erzak yardımları, mübarek Ramazan ayını kullanarak iftarlarda yapılan evet propagandaları yahu bari bu ayda bunu yapmayın ama maalesef ağızlarından din iman düşmeyenler kutsal ayımızı bile referanduma alet ediyorlar. Hükümet Evet oyu çıkması adına referandum süresince devletin bütün imkânlarını kullanıyor. yetmiyor yandaşlarına da kullandırıyor. Bana gelince ben referandum da kendini sol ideolojinden gelen biri olarak kabul etmiş hatta bu uğurda DGM’de yargılanmış biri olarak hayır oyu vermeği en asli görev kabul ediyorum. Çünkü yeni Anayasa’nın amaçladığı tek bir şey var oda bu ülkenin daha fazla özgürleşmesi değil daha da geriye gitmesi olduğudur. Bu anayasa ile hükümetin amaçladığı tek şey yargıda kendine göre değişiklikler yaparak amaçladığı İran İslam Cumhuriyet’i ideolojinin özleminin temelini atmaktır. Bunun içinde yıllardan bu yana derslerine iyi çalışmışlar, özellikle de takiye konusunda uzmanlaşarak bugünlere gelmişlerdir. İşin özünde bu yatmaktadır. 1980 ler de yaşanan süreç sırasında mevcut hükümetin başında olanlar ve onların yandaşları amatör futbol kulüplerinde top koştururken bugün kardeşim dedikleri birer birer ölüyordu. O yüzden ne işkenceyi ne darbeyi nede o dönemi asla ve asla yaşamadılar bilmediler kafalarını sadece deve kuşu misali kuma gömdüler şimdilerde ise o dönemin döne döne bi hal olmuş yada kendine aydın sıfatını yakıştırmış üç beş tane ismi çıkartıp bak zamanın solcusu ükücüsü de evet diyor diyerek  o dönemi rencide etmekten yada kullanmaktan başka bir şey de amaçlamıyorlar. Anayasa değişikliğiyle amaçlanan şey belli Mevcut hükümet için yargıyı denetim altına alacak ve yapıyı değiştirecek iki madde önemli. Gerisi fasa fiso 12 Eylül’de darbeyi yapanlar zaten yargılanamayacak yargılansalar dahi adam 90 yaşını devirmiş ya da ölmüş yada ölmek üzere. hıı vicdanlarda zaten bu adamlar çoktan yargılanıp cezalar verilmiş. Bütün mesele hedefe giden yolda her şey mubahtır anlayışından yola çıkarak sahte demokratlık örneğiyle, çamur at izi kalsın kampanyalarıyla, yandaş medya desteğiyle özlem duydukları İran İslam Cumhuriyeti İdeolojine bir adım daha yaklaşmak. İşte bunun için tam bağımsız gerçekten özgürlükçü bir Anayasa yapılana kadar kocaman bir HAYIR demeyi kendimde görev biliyorum.