Pazar akşamı CNN’de canlı verilen, Altın Koza Film Festivali kapanış törenini izlerken yerel tv kanallarına da şöyle bir göz attım.

Bir tek kanal canlı yayında değildi.

Yerel kanallarımız her zamanki gibi absürt programlarına devam ediyordu .

Ülke çapında, hatta artık uluslar arası  nitelik kazanan, ciddi bir etkinlik görmezden gelinmişti.

Adana’nın, kentsel çıkarları etrafında güç birliği yapılacağına, TV sahiplerinin şahsi hırsları bir kez daha galip gelmişti.

Altın Koza Film Festivali’ni, Adana Büyükşehir Belediyesini yönetenlerin “madalya” töreni sanan, TV sahipleri Adana’nın tanıtım çıkarlarını hiçe saymış haber bültenlerinin dışında., etkinlik ile ilgili  canlı yayın yapma gereği bile duymamışlardı.

 Adana sevdalısı, hatta biraz da Adana şövenisti  olarak, yerel TV kanallarının bu duyarsızlığı, duyarsızlıktan da öte, bu tarafkirliği  canımı yaktı.

Taraf olunacaksa eğer, “insanlar öncelikle doğdukları,  ve yaşadıkları kent için taraf olmak zorundalar” diye düşündüm.

Ama bu çok zor, yaşadığınız kente dair  aidiyet duygunuzu kaybetmişseniz eğer o kentin taraftarı olamazsınız zaten.

Durak’ın haksız bir şekilde görevden alınmasına, uzaktan bakar Altın Koza Film Festivalini de Zihni Aldırmaz’ın madalya töreni sanırsınız.

Bireysel hırslar, aidiyet duygumuzu tüketmiş.

Kendi memleketimize, kendi toplumumuza yabancılaşmamız devam ettikçe, kentin en güzide mekanları ve de tarım arazilerimiz dışardan gelenlere teslim edildikçe zor iflah oluruz.

Şöyle bir dönüp bakın Adana’ya,  kaç toprak ağamız, kaç fabrikatörümüz kaldı ?

Marabalar, toprak ağası, ayağı çarıklı seyyarlar Adana’nın sahibi oldu.

Adana tarihini yazan kaç köklü aile şu anda Adana’da oturuyor ?

Eski ailelerimizden kaçının Adana ile ilişkisi devam ediyor ?

Tabi ki, hiç birinin ortalık sonradan gelenlere teslim !

Eee böyle bir kuşatma, insanda aidiyet duygusu bırakır mı ?.

Elbette bırakmıyor.

Uzun vadede bir umut var mı bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey varsa o da, Adana’nın çıkarlarını koruyacak “sahibinin sesi” olmayan bir TV ve yerel bir gazetenin eksikliği.