DR TATAR "JEOLOJİK VARLIKLAR KORUNMALI"

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar,”Uluslararası Jeoçeşitlilik Günü” nedeniyle yaptığı açıklamada, Türkiye’nin biyoçeşitliliğinin üzerinde veya içinde gelişerek çeşitlendiği jeolojik miras niteliğindeki alanlarının bilinçsizce tüketilerek yok edilmesinin önlenmesi gerektiğini söyledi.

“Uluslararası Jeoçeşitlilik Gününde Hedef, Farkındalık Oluşturmak”

Unesco’nun 2021’de gerçekleştirilen 41. Konferansında her yıl 6 Ekim Tarihinin “Uluslararası Jeoçeşitlilik Günü” olarak kutlanmasının kararlaştırıldığını anımsatan JMO Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, “Uluslararası Jeoçeşitlilik Günü ile eşsiz güzelliğe sahip gezegenimizde, jeolojik çevre ile tüm canlılar arasında var olan yaşamsal öneme sahip bağ hakkında jeoçeşitlilik aracılığıyla farkındalık yaratmak amaçlanmıştır”dedi.

Jeoçeşitlilik

”Jeoçeşitlilik Gününde Kültürel Miras Bağlantılarına Vurgu Yapılıyor”

Jeoçeşitliliğin birçok yönünü tanıtmak ve insanları, toplulukları, kuruluşları ve ülkeleri bir araya getirerek, ortak çalışmalar yürütülmesini teşvik etmek amacıyla kutlamanın yapıldığını aktaran Dr. Tatar şöyle konuştu:

“Jeoçeşitlilik günü;  toplumun jeoçeşitliliğe sahip bir gezegende yaşamaktan nasıl fayda sağladığını, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ile toprağın korunmasının öneminin anlaşılmasını teşvik etmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Kutlama olarak değerlendirilen özel günde, Jeoçeşitliliğin insanlığa, yaşamını sürdürebilmesi için mekân oluşturduğu ve başta besin zincirinin temel halkası olan toprak olmak üzere zengin doğal kaynaklar sunduğunu anlatılmaktadır. Ayrıca “Uluslararası Jeoçeşitlilk Günü” nde,  dünya mirası varlıkları, jeositleri korumak, yönetmek ve yerel kalkınmaya öncülük etmesini sağlamak amacıyla jeoparkların ve diğer koruma alanlarının oluşturulmasını, bu konularda projelerin geliştirilmesini desteklemek ve kültürel miras alanlarıyla yakın bağlantılarını vurgulamak amaçlanmıştır.”

“Türkiye Zengin Jeolojik Yapı ve Şekillere Sahip”

Türkiye’nin, jeolojik özelliklerinin bir sonucu olarak ilginç kıyı alanları ve yapıları gibi çok sayıda jeomorfolojik yapının yanında, fosil buluntu alanları, bir kez yok edildiğinde bir daha yerine konulması imkânsız jeolojik yapı ve şekillere sahip olduğunu aktaran Dr. Mehmet Tatar, “Zengin jeoçeşitliliğimizin olmasına karşın bu değerlerin farkında olduğumuz veya sahip çıkıp bundan yeterince yararlandığımız söylenemez.” Diye konuştu.

“Toprak Yeterince Korunamıyor”

Adana Barosunda Ruhsat Heyecanı Adana Barosunda Ruhsat Heyecanı

Anayasaya  göre “Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek amacıyla her türlü tedbiri alır” denilmesine rağmen günümüzde her yıl milyonlarca metreküp toprağın erozyonla yok olduğunu kaydeden Dr. Tatar, “Büyük Menderes, Küçük Menderes, Çukurova, Sakarya, Bursa ovaları başta olmak üzere birçok alanda bulunan verimli tarım arazilerinin “imara, ranta ve talana açılarak” tüketildiği; yine topraklarımızın; kimyasal gübrelerle kirletilerek, yanlış sulama uygulamaları sonucunda başta Güneydoğu Anadolu olmak üzere birçok yerde tuzlanarak verimsiz hale getirilmiştir” ifadelerini kullandı.

“JMO Olarak Toplumun Tüm Bileşenlerini Jeolojik Varlıklarımızı Korumaya Davet Ediyoruz”

 Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin sayılı jeolojik miras alanlarından biri olan, 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi`ne alınan ve insanlık tarihi boyunca, jeolojik yapısı nedeniyle insanoğlunun barınma amacıyla kullandığı Kapadokya’nın, koruma altına alınması gerekirken, ülkenin tanıtımı ve jeoturizmin geliştirilmesinin en önemli araçlarından biri olan jeolojik miras niteliğindeki jeolojik yapı ve şekillerin, imar rantı ve talanı için yok edilmesi kabul edilemez bir durumdur. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, ülkemizin biyoçeşitliliğinin üzerinde veya içinde gelişerek çeşitlendiği jeolojik miras niteliğindeki alanlarının bilinçsizce tüketilerek yok edilmesinin önlenmesi amacıyla;  TBMM başta olmak üzere ilgili kurumları jeoçeşitliliğimizin korunarak gelecek nesillere aktarılması konusundaki yasal düzenlemeleri geciktirmeksizin gerçekleştirmelerini ve belediyeler başta olmak üzere toplumun tüm bileşenlerini jeoçeşitliliğimizi oluşturan jeolojik varlıklarımızı korumaya davet ediyoruz.”