Seçime Başbakan olarak giriyordu.
Diğeri, bir garip seyyah edasıyla Anadolu’yu adımlıyordu.
Seçime hesabı yapılamayacak parayla, sınırsız sayılabilecek imkânlarla giriyor, halkı kendisinin beğendiği ve rahat edeceği alanlara ayağına çağırıyor ve kitleleri yanına toplatıyordu.
Diğeri, küçücük bütçesi ile patika ve stepleri aşmaya çalışıyor, bir çelebi ve derviş edasıyla memleketin çocuklarının ayaklarını güzergâhının istikameti addediyor, durmadan ve usanmadan yürüyordu.
Seçimi çantada keklik görüyordu. Rakibine, vazo, saksı ve monşer yakıştırmalarını yaparken çok neşeli gözüküyordu. Seçim günü yakınlaştıkça, pabucun pahalı olduğunu anlamaya başladı ki, keskin bir dönüş ile bildiği o bilindik agresif taarruz tavrını yeniden takındı. Muarızlarına karşı, özellikle de Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’na kırıcı ve yaralayıcı biçimde hücuma geçti.
Diğeri tüm haksız ve son derece yakışıksız saldırılara karşı üslubunu bozmadı, bozmayacak ve en önemlisi de bu çetin saldırılara karşılık mağdurluk mintanını sırtına geçirmeye asla niyet etmeyecektir.
Lakin millet her geçen gün niyetini değiştiriyor ve medeniyetimizin ruhu ve milletimizin vicdanı olabilecek karakter ve kabiliyetteki Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu'nu Çankaya’ya huzur ve istikrarın sihri ve sırrı olarak yolcu edecektir.
Çünkü o, karakterin ve kabiliyetin gün geçtikçe belirginleşen, çehresi iman ve fazilet hamuru ile yoğrulmuş Anadolu'nun bir mümtaz evladı olduğunu vücut diliyle gün geçtikçe ispat ediyor. Öyle ya, Karakter ve Kabiliyet gizlenemez.
Fahrettin Korkmaz