Gırgır dergisini bilmeyen yoktur.
Çocukluğumda okuduğum Gırgır’lardan aklımda kalan en önemli karikatürler “orta direk”le ilgili olanlardır.
Sorunlarını anlatmak için orta direk diye tanımlanan kesim genellikle bir kazık üstünde çizilirdi.
Orta direğin ne olduğunu o dönem pek algılayamamıştım.
Oysa orta direk toplumdaki dengeyi sağlayan kesimdi.
Birliği, barışı, kardeşliği bile ayakta tutan orta direkti.
Ne çok yoksul, ne de çok zengindi orta direk diye tanımlanan kesimdekiler.
Ortada bir yerdeydi ama ne kadar önem taşıdığını pek bilemedik sanırım.
Bugün orta direkten eser kaldı mı sizce?
Bence kalmadı.
CHP Milletvekili Hulusi Güvel’in soru önergesine verilen yanıtı okuyunca orta direk aklıma geldi nedense.
İŞKUR, Adana’da resmi olarak iş arayanların ve işe yerleştirilenlerle ilgili bir istatistik göndermiş Güvel’e.
Rakamlara baktıkça içim karardı.
Korktum.
İçimde taşıdığım umuttan eser kalmadı nedense.
Adana’da İŞKUR’a 2002’de 14 bin 448 kişi iş başvurusu yapmış işe yerleştirilebilen ise 3 bin 604.
2003’de başvuran 20 bin 405, yerleştirilen 5 bin 125
2004’te başvuran 22 bin 590, yerleştirilen 4 bin 616
2005’te başvuran 16 bin 997, yerleştirilen bin 625
2006’da başvuran 17 bin 235, yerleştirilen 2 bin 143
2007’de başvuran 20 bin 492, yerleştirlen 2 bin 611
2008’de başvuran 44 bin 486, yerleştirilen 3 bin 382
2009’da başvuran 39 bin 875, yerleştirilen 3 bin 586...
...
Bu istatistik sadece İŞKUR’a başvuranları gösteriyor.
Peki ya kayıtdışı işsizlerin oranı nedir sizce?
Bu kentte yaşayan insanlar arasında derin bir uçurum olduğunu söylemek de yanlış olmaz.
Bir yanda açlıkla boğuşan binlerce insan, bir yanda sefalet ücretiyle yaşamaya çalışan binlerce insan, diğer yanda da astronomik gelirlerle sırça saraylarında yaşayan zengin kesim...
Ayrışmış, yabancılaşmış, ötekileşmiş, yanıbaşındakinden korkan, çevresinden bihaber bir toplumuz artık.
Hissizleştirilen, tepkisizleştirilen bir toplumuz artık.
Tek sloganımız da “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın”.
Bu arada bazı hemşehrilerimiz girişimci ruhlarını ortaya koymaya başladı (!)
Adanalılara at-eşek eti yedirmeyle yetinmeyen bazı girişimci hemşehrilerimiz muz kolileri içinde Antalya’ya da at-eşek eti göndermeye başlamış.
Bir nevi ihracat yapıyorlar yani.
Ne oluyor bize ya?
Kaynak : Çukurovapres Gazetesi
Yorumlar