CHP Genel Merkezi görevlendirmesi ile Kayseri’de esnaf, vatandaş, birlik ve oda ziyaretlerinde bulunan heyete her kesim dert yandı.

Artan üretim ve nakliye maliyetlerinden vatandaşın düşen alım gücüne kadar birçok sorunun gündeme geldiği Kayseri Toptancı hal ziyaretinde esnaf sorunlarını sıraladı, Esnaf “Milletin alım gücü yok”, “Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyet katlanıyor”, “Domates taşıyan aracın maliyetini artırırsanız fiyat nasıl düşecek?” sözleriyle yaşanan krizi anlattı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda sorunların yapısal olduğu kadar yönetimsel olduğunu belirtti. Son yıllarda farklı nedenler ile üretimdeki düşüşün Türkiye’yi dışa bağımlı hale getirdiğini belirterek, “Çiftçiyi arayacağız ama o dönem çiftçi, üretici bulamayacağız” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, hem üretim maliyetleri hem de vatandaşın temel gıdaya erişimde yaşadığı sıkıntıları yerinde inceledi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,”tarım, hepimizi giydiren doyuran bir sektördür. Eğer gıdamız olmazsa yaşam olmaz. Bizim derdimiz de budur. Onun için el birliğiyle bu sorunları anlatmamız lazım. Yalnızca bizim değil, herkesin bu işi görmesi gerekiyor” dedi.

Hal esnafı ise üreticinin yeterince korunmadığını ifade ederek, “Şu anda zaten bağcıyı dövüyorlar, üzüm yemek istemiyorlar” sözleriyle üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi.

Tarımın stratejik önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sümerlerden örnek vererek, “Sümerlerin güzel bir sözü var. ‘Altını ve gümüşü olan, buğdayı, koyunu olanın kapısını bekler’ diyor. İşin özü budur. Ama gıda yoksa bağımsızlık da olmaz. Çünkü bağımsızlık gıdaya bağlıdır,” dedi.

Mercimek üretimindeki gerilemeye de dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin tarımda özellikle sofrada yer alan 21 üründe dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, “mercimeğin tohumunu Kanada’ya biz verdik. 2025 yılında mercimek üretimimiz 230 bin tona düştü. Oysa 2002 yılında 500 bin ton mercimek üreten bir ülkeydik. Şimdi mercimek ithal ediyoruz” dedi.

Artan maliyetlerin üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İki sene önceki mazot fiyatıyla bugünkü mazot fiyatı arasında büyük fark var. Şu anda en büyük sorun üretimin olmaması. Üretim olmayınca dışa bağımlılık ortaya çıkıyor. Dışa bağımlılık bizi bitiriyor. Yarın öyle bir gün gelecek ki parası olan bile parasıyla ürün alamayacak. Çünkü ortada ürün olmayacak. Çiftçiyi arayacağız, elini öpelim diyeceğiz ama çiftçi bulamayacağız” diye konuştu.

Hal Yasası üzerinden yapılan tartışmalara da değinen Ömer Fethi Gürer, “diyorlar ki ‘Hal yasası değişirse her şey ucuzlayacak.’ 2012’de hal yasası değişti de ne oldu? Hiçbir şey değişmedi” ifadelerini kullandı.

Hal esnafı Nuh Ağızballıer, “Devlet de üzerine düşeni yapacak. Otoyollarda sebze-meyve taşıyan araçlardan alınan ücretleri düşürecek. Nakliye maliyetlerini azaltacak. Tonaj uygulamalarında üreticiyi rahatlatacak. Çünkü 10 ton taşıyan araçla 20 ton taşıyan aracın maliyeti farklı oluyor” dedi.

Mazot, lastik ve ekipman maliyetlerinin sürekli arttığını belirten Ağızballıer, “Mazota indirim yapmıyorsun. Lastiği, ekipmanı ithal ediyorsun. Bunlardan da vergi alıyorsun. Devlet olarak hiçbir şey yapmazsan vatandaş ne yapacak?” diye sordu.

Vatandaşın temel gıdaya erişimde zorlandığını belirten Ağızballıer, “Millet diyor ki ‘Maydanoz nasıl 10 lira oldu?’ Çünkü işçilik arttı, lastik arttı, navlun arttı, masraflar katlandı. Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyeti katlanıyor. Sonuçta o masrafı vatandaş ödüyor” ifadelerini kullandı.

Hal esnafı, sorunun ürün eksikliğinden çok vatandaşın alım gücünün düşmesi olduğunu söyledi. Ağızballıer, “Şimdi insanlar sadece satabildiği kadar ürün getiriyor. Ortada ürün tedarik sorunu yok; alım gücü sorunu var. Milletin alım gücü yok. Bizim halde muhatap olduğumuz kişiler dar gelirli insanlar. Asgari ücretle çalışan vatandaşlar. Kalabalık aileler. İnanın insanların gözü meyvede kalıyor” dedi.

Erik ve çilek gibi ürünlerin artık birçok vatandaş için lüks hale geldiğini belirten Ağızballıer, “Halde dolaşın, bakın kaç dükkânda erik var, kaç dükkânda çilek var. 118 dükkânın belki 8’inde vardır, belki yoktur. Çünkü ürün geldiğinde satılamıyor. Sebep yine alım gücü” diye konuştu.

“Bugün ürünü satamazsam yarına kalıyor, ürün değer kaybediyor. Fiyat düşürüyorum ama yine de alan yok. İnsanların ulaşabileceği fiyatlar oluşturmak gerekiyor. Ama devlet bunu yapmıyor. Yapmayınca da sorun büyüyor” diyen Ağızballıer, geçmişte vatandaşın devletten destek beklediğini ancak bugün devletin yalnızca vergi toplamayı düşündüğünü ifade etti.

Nakliyecilerin yaşadığı sorunlara da değinen Ağızballıer, “Eskiden tırcılar, kamyoncular büyük araçlarla iş yapardı. Sonra küçük araçlar da aynı işi yapmaya başladı. ‘Sorunu çözeceğiz’ diye K belgesi çıkardılar. Çözüm oldu mu? Hayır. Ardından kantar uygulamaları geldi. Peki düzeldi mi? Hayır” dedi.

Vatandaşın ucuz ürün arayışında olduğunu belirten Ağızballıer, “Bizim vatandaşta pahalı olan kaliteli olur diye yanlış bir anlayış var. Pazarda insanlar patatesi 10 liraya satmaya çalışıyor. Çünkü ürün artık hayvan yemine dönmüş durumda. Üretici çaresiz” dedi.

Sorunların çözümü için devletin üreticiye destek vermesi gerektiğini ifade eden hal esnafı, “Çözüm belli. Devlet üreticinin elinden tutacak. Kusura bakmayın ama sadece konuşarak, tartışarak bir yere varılmaz. Muhalefet söylüyor, anlatıyor ama iktidar üç maymunu oynarsa çözüm çıkmaz” diye konuştu.

Esnaf Ziyaretinde Buluştular: Kozay, "Her Durakta Vatandaşlarımızı Dinledik"
Esnaf Ziyaretinde Buluştular: Kozay, "Her Durakta Vatandaşlarımızı Dinledik"
İçeriği Görüntüle

Ağızballıer, “Devlet üzerine düşeni yapmayınca vatandaş günü kurtarmaya bakıyor,” dedi.

Çiftçiye verilmesi gereken desteklerin yetersiz kaldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, 2006 yılında çıkarılan tarım kanunu hatırlattı. Gürer, “Gübre sübvanse edilmeli. Mazottan KDV ve ÖTV kaldırılmalı. 2006 yılında çıkarılan kanunda milli gelirin yüzde 1’inin çiftçiye destek olarak verilmesi yazıyor. Bu yıl bu rakam yaklaşık 722 milyar lira olması gerekirken verilen destek 168 milyar lirada kalıyor. Sorun burada zaten. Çiftçiye verilmesi gereken destek verilmiyor” dedi.

Nuh Ağızballıer, ekonomik krizin vatandaşın günlük yaşamına kadar yansıdığını belirterek, “İnsanlar belediyenin dağıttığı bir fideyi alabilmek için gece parkta bekliyor. Düşünün, bir fide için sabaha kadar sıra bekleniyor. İnsanlar artık evinin önüne bir fide bile dikmenin hesabını yapıyor” ifadelerini kullandı.