Yürürlükteki mevzuata göre Büyükşehir sınırları içinde cadde ve sokaklara isim verme yetkisi BŞB Meclisinindir.
Büyük ölçüde her üçünüzün ayrı ayrı başkanı olduğunuz siyasi parti guruplarından oluşan BŞB Meclisi bu dönem, elhak, bu yetkisini kullanıp, pek çok hemşehrimizin ve Adanalı olmayan zevatın ismini, cadde ve sokaklarımızda yaşatacak kararlar almıştır.
Nedense bir süredir bu konuda frene basan Meclisin, evvelce gündeme alıp komisyona havale ettiği, henüz karara bağlanmamış bazı başka önerileri, siz de biz de bilmekteyiz. 
Komisyonda bekleyenler: 
- “Adanalı ilk kadın Meb’us (Milletvekili) Esma NAYMAN” için bir BŞB Meclis üyesinin önergesi,
- Mısır’ın işgali üzerine Ordumuza lojistik hizmet için 1000 deve ile katkıda bulunan; Şimdi üzerinde “Kız Lisesi, Ulus Parkı” gibi önemli varlıkların bulunduğu kişisel mülkünü Devlete bağışlayan kadim Adanalı Hacı Dervişağa (Dervişler köyü/şimdi mahalle ismini Hacı Derviş ağadan almıştır) için öneri;
- Askeri Hastanenin olduğu araziyi bağışlayan, Adana’nın 500 yıllık geçmişe uzanan yerlilerden bir sanayici, ARİFZADE ESAT bey oğlu Asım bey (ÖZBİLEN) hakkındaki teklif;
-Salbaş’a bağlı KAŞOBA Köyünden, Adana’nın Kurtuluşu için “İBO OSMAN Çetesinde” (Milis kuvveti) çarpışmış bir kahraman, bütün malını “Hayır İşlerine” için VAKFETMİŞ, ayrıca Aydınlar mahallesindeki “Hacı Cumali Camii Şerifi” ile “Hacı Cumali Öztürk Kur’an kursu”nun kurucu ve bağışçısı Hacı Cumali Öztürk’ün ismine dair öneri;
- Adana’da Cumhuriyetin ilk özel sektör fabrikasını kurup, ekonomiye istihdam ve katma değer sağlamakla kalmayıp; Ayrıca: 21.Aralık.1936 ve 18.Şubat.1941 tarihlerinde Türk Hava Kuvvetlerine İKİ Uçak alımı için bağışlarda bulunan (Ve bu bağışları nedeniyle 4649 ve 5353 nolu murassa madalyalar ile taltif edilen); Milli Eğitime “Milli Mensucat Okullarını, Sağlık sektörüne (çalışanlarla usul ve füruğun ücretsiz yararlandığı) “Milli Mensucat Hastanesini”, Türk Sporuna “Milli Mensucat Spor kulübünü”; Şimdi dahi Adana ve Türkiye ekonomisine katkılarını sürdüren başta AKBANK çeşitli ADANA kurumlarını kazandıran Merhum Sanayiciler Mustafa ÖZGÜR, Nuri HAS, Nuh Naci YAZGAN, Seyit TEKİN’in isimlerinin Adana caddelerinde yaşatılması önerimiz de komisyonlarda bulunmaktadır.   
BŞB Meclisinde gurup başkanları Sayın İl Başkanlarına, tekliflerin değerlendirilmesi için konuyu iletmiştik. Bu nedenle meselenin gelişmesine dair maruzatımızı da kurumsal kimlikler sebebiyle, değerli başkanlara ithaf ettik.
Esasında gerekçeleri ile önerimizi, başta BŞB Meclis 1. Başkan vekili Sayın Tuncel olarak, ayrı ayrı bütün üyelere sunduk. Başta Sayın CENGİZ, Sayın ACEMBEKİROĞLU, Sayın COŞKUNTUNCEL, Sayın POLAT, Sayın ESENDEMİR, Sayın ÖZCANLI, benimsedikleri gerekçelere istinaden bir “Vefa Nişanesi” saydıkları kararın alınması için ilgileneceklerini söylediklerinden, aslında BŞB Meclis üyelerinin tümü muhatap; Kamuoyu da hakemdir.
Komisyon Başkanının, bazı gelişmeler için bekledikleri sözü üzerine neticeye intizarda iken,  geçenlerde, Pandora Sokak/Ramazanoğlu Caddesine bağlanan eski “Ful Taksi Sokak”ta “İsmail Kulak Sokağı” tabelasını görünce, bu istisnanın nedeni ile komisyondaki diğer tekliflerin akıbetini öğrenmek için araştırdık.
Sayın Komisyon Başkanı kararın komisyona havale edilmeden doğrudan Mecliste alındığını söyledi. Demek ki diğerleri için beklenen gelişme gerçekleşmiş ki isim verilmeye devam edilmeye başlanmış.
Elbette yasanın amir hükümleri saklı kalmak şartıyla, Meclis, komisyona havale etmeden de karar alabilir.
Ancak Hukukta “Usul, esasın kapısıdır” diye bir anlayış vardır. Usul esas kadar önemlidir. Sapıldığında doyurucu gerekçeler olmalı, halkla paylaşmalıdır.
Hele bu olayda olduğu gibi sonuçta bir “çifte standart” durumu ortaya çıkarsa, Sayın Gurup Başkanlarını sorgulamak hak olur.
Acaba komisyondaki önerilere bu dönem sıra gelecek mi?
Gelmesi için, Sayın Özveren gibi bir “Kaptan” mı gerekiyor?
Hemen söyleyelim, ilke olarak, hepimizin yüreğini yakan o feci kazanın kurbanı merhum İsmail Kulak isminin, bir sokağa verilmesine karşı olmamız asla söz konusu değil.
Kimse serzenişimizi merhum İsmail Kulak ismine bağlamasın. Aile bizim saygı duyduğumuz bir ailedir. Merhumun dedesini tanıdık, saydık, değer verdik. Baba Sıtkı Kulak, keza saygı duyduğumuz bir büyüğümüz, Tarkan bey ise kardeşimizdir.
Kararın gerekçesi ile de meşgul olmayız.
Fakat kazanın üzerinden 6 yılı aşkın zaman geçmişken ve geçen ay kazanın yıldönümü filan da değilken, zamanlamaya takılmamak elde değil bir!
Bir de aynı kazada ölen 34 kişiden, şehit 28 Türk işçi var ki çoğu Adanalı.
Diğerlerini bilemem, fakat CHP’li Meclis Üyeleri, karara el kaldırırken, o 28 işçiyi, acaba anımsayamadılar mı?  
Özellikle CHP’li BŞB Meclis Üyelerinden, merhum İsmail Kulak ile feci uçak kazası talihsizliğini paylaşmış işçiler için de aynı jesti, gecikmiş olsa dahi, ilk toplantı olan Ağustos BŞB Meclisinde önermelerini beklemekteyiz.
Elbette başlıkta hitap ettiğimiz Sayın İl Başkanlarından, ismini zikrettiğimiz, bizimle birebir konuşmuş muhteremlerden de, komisyondaki gecikme için sual etmeye hakkımız var diye düşünmekteyiz. İnanıyoruz onlar da şeffaf bir yaklaşımla sonuç ve durum için yanıt vereceklerdir……