Sabah uyanıyorsunuz, telefonunuzu şarjdan çekip güne başlıyorsunuz. Ancak şarj aleti çoğu zaman gün boyu prizde kalıyor. Bu durum pek çok kişi için masum bir alışkanlık gibi görünse de, Ekonomi Gazetesi El Economista tarafından derlenen veriler, fişi prizde bırakmanın sanıldığı kadar zararsız olmadığını ortaya koyuyor.
1. Sessiz Sedasız Elektrik Harcıyor
Modern şarj cihazları, telefon bağlı olmasa bile elektrik tüketmeye devam ediyor. Uzmanlar bu durumu “Hayalet Güç Tüketimi” olarak tanımlıyor.
Boşta çalışan bir şarj aleti saatte yaklaşık 0,1 ila 0,5 watt arasında enerji harcıyor. Tek bir kullanıcı için bu tüketim faturada küçük bir tutar gibi görünse de, milyonlarca kişinin aynı alışkanlığı sürdürmesi ciddi bir gereksiz enerji israfına yol açıyor.
2. Şarj Aletinin Ömrü Kısalıyor
Şarj cihazı prizde takılı kaldığı sürece teknik olarak aktif durumda oluyor. Telefonu şarj etmese bile içindeki elektronik bileşenler sürekli gerilime maruz kalıyor.
Elektrik şebekesinde yaşanan ani voltaj dalgalanmaları veya kesintiler, boşta duran adaptörün iç devrelerini zamanla yıpratabiliyor. Bu durum, şarj aletinin ömrünü kısaltarak kullanıcıyı daha erken yeni bir adaptör almaya zorlayabiliyor.
3. Düşük Ama Gerçek Bir Yangın Riski Var
Orijinal ve sertifikalı şarj cihazları (Apple, Samsung gibi) aşırı ısınmaya karşı koruma sistemlerine sahip olduğu için genellikle yüksek risk taşımaz. Ancak yan sanayi, kalitesiz veya eski model şarj aletleri için aynı durum geçerli değil.
Yetersiz havalandırma, zamanla oluşan ısı birikimi ve düşük kalite devreler; nadir de olsa kısa devre ve yangın riskini beraberinde getirebiliyor.
Küçük Alışkanlık, Büyük Etki
Şarj aletini prizde bırakmak bir gecede faturayı kabartmaz ya da evi hemen tehlikeye sokmaz. Ancak “küçük damlalar göl olur” mantığıyla bakıldığında, hem enerji tasarrufu hem de cihaz güvenliği açısından kullanılmadığında fişi prizden çekmek en doğru ve güvenli tercih olarak öne çıkıyor.