1800'lü yıllarla birlikte sanayinin ortaya çıkması ve feodalitenintasfiyesiyle birlikte uluslaşma süreci yaşandı. Yaşlı kıta Avrupa'dafeodalite 1789 Fransız Devrimiyle birlikte yıkıldı. Yıllarca sürenözgürlük ve yenilik hareketi, reformlar ve demokrasi mücadelelerisonrasında feodal derebeyler ve krallıklar devrildi, uluslar ortayaçıktı, teokratik düzene sahip imparatorluklar pes etti ve nihayetindeAvrupa'da yeni bir düzen hakim oldu. Bir çok ulus, demokrasininnimetlerinden faydalanıp, özgürce birarada yaşamaya başladı.***Rönesansla birlikte, kapitalizmin kırsalda sıkışmış kitleleriözgürleştirmesi ve uluslaşma sürecinin tamamlanması sayesindeAvrupa'da demokrasi rüzgarı esti. Birlikte yaşamın getirdiğiavantajlar, insan hak ve özgürlüklerinin yarattığı sinerji uluslarıbirbirine yaklaştırdı. Demokrasi bilinci giderek kökleşti, insanınkendini ifade edebilmesinin önündeki engeller kaldırıldı. Kültürel vesanatsal faaliyetler hız kazandı, Avrupa kısa sürede demokrasininbeşiği haline geldi.***Ancak 1871'de Fransa'da yaşanan ve 90 gün süren "KOMÜN" deneyisonrasında ortaya çıkan kapitalizmin mezar kazıcısı işçi sınıfının,yeni bir ekonomik ve siyasi sistemin kurucusu haline gelmesi, çürüyenkapitalist sistemin artık miadını tamamlamaya başlamasıyla birlikte,demokratik hak ve talepler kısılmaya başladı. İnsan hak veözgürlükleri baskı altına alındı. Geniş kitlelerin özgürlük taleplerikarşısında mevcut düzenin sigortaları devreye girerek, sistemealternatif güçler sindirilmeye başlandı.***Artık yönetemez hale gelen, büyük çıkmaz yaşayan, pazar bulmaktazorlanan, ekonomik kriz içindeki kapitalist sistem, içinde bulunduğukrizin faturasını emekçilere ödetmek için kolları sıvadı. YükselenAlman Faşizmi de egemenlik alanını genişletmek isteyince 2.PaylaşımSavaşı çıktı.1938'de başlayan boğaşlaşma sırasında, özgürlük mücadelesi verenhalkların şanlı direnişi, faşist cephenin yıkılması, hoşgörü vedemokrasinin getirdiği özgürlük rüzgarı halkları birbirineyaklaştırdı. Ancak bu dönem uzun sürmedi. Kapitalizmin devreyibuhranları, ekonomideki tıkanıklık, pazarların yetersiz hale gelmesi,nükleer silahlara sahip emperyalistler arasındaki stratejik dengeninsağlanmış olması, yeni bir paylaşım savaşının dünyayı yaşanılamaz halegetireceğini ortaya çıkardı.Mevcut koşullar emperyalist yağmacıları, bölgesel savaşlara yöneltti.Silah sanayinin ağırlıklı olduğu ekonomilere sahip olanemperyalistler, halkları birbirine düşürerek, çeteleri silahlandırıp,ayrılıkları ve çatışmaları teşvik etmeye başladı.***2000'li yıllara gelirken üniter yapıya sahip halklar arasında nifaktohumları ekilmeye başlandı. Avrupa'nın birleşmiş ulusları arasındayeniden bir ayrılık rüzgarı estirildi. Uzun yıllar birarada, kardeşçeyaşamış olan uluslar arasındaki farklı temellerde var olan ayrılıklarkörüklendi. Emperyalist çevrelerin kışkırtmaları ve provakasyonlarısayesinde halklar birbirine düşman edildi. Avrupa'nın yüz karası olankatliamlar, soykırımlar yaşandı. Sağduyu sahibi, vicdanlı ve emektenyana geniş kitleler, yaşananlar sonrasında insanlığından utanır halegeldi.Yaşlı kıtada emperyalistler ellerindeki kartları yeniden masayasürerek, hak taleplerini ileri sürüp, sınırları yeniden belirlediler.Kanla ve gözyaşıyla çizilmiş olan sınırlar birbiri ardına değişti.Üniter devlet yapılarına saldıran emperyalistler, bölünmelerikörükledi. Yugoslavya bölünerek, Bosna-Hersek, Sırbistan, Makedonya,Hırvatistan yaratıldı. Çekler ile Slovaklar gürültüsüz-patırtısız ikiayrı devlet olarak ayrıldı. İsveç'te kantonlar arasında özerkliktartışmaları halen sürüyor. Fransa'nın egemenliğindeki Korsika'daayaklanmalar başladı, ayrılık hareketi giderek güçlü hale geldi.İspanya'da Katalanlar, İtalya'da ise Sicilyalılar bölünmeden yana.Sovyet Sosyalist Halk Cumhuriyeti sahip olduğu yüksek ve ahlakideğerlerden vazgeçip, 1953'ten bu yana oluşturduğu bürokratik devletkapitalizmi sayesinde sömürdüğü bölge halklarını birarada tutamaz halegeldi. Değişik adlar altında birbiri ardına bağımsız devletler ortayaçıkmaya başladı. Beyaz Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan,Ukrayna, Tacikistan, Kazakistan gibi...Bu gelişmelerin ardından Üniter devlet yapıları sarsılmaya, uluslarınkendi kaderlerini tayin hakları Avrupa'da sıkça tartışma konusu olmayabaşladı. Kimlerin halk, kimlerin azınlık olduğu sorusuna yanıtaranıyor, halk olabilmenin temel şartları yeniden gündeme getiriliyor.***Avrupa'da bunlar yaşanırken, Türkiye'nin bu gelişmelerdenetkilenmemesi sözkonusu değil elbet. Sancılı ve sıkıntılı geçen busüreçte, daha farklı ve belki de daha dramatik şekilde süren butartışmalar, giderek kaos ortamı doğurmaya başladı.ABD'nin "Demokrasi getirmek için işgal ettiğini" açıkladığı Irak,bölgedeki tüm dengeleri değiştirdi. Kürtlerin tarih boyunca devletkuramadığı gerçeği, yeni dünya düzeninde ve Irak İşgali sonrasındaütopyanın gerçeğe dönüşme çabalarını artırdı. Demirci Kawa gibidestanlar, Mem-u Zin gibi trajik aşk hikayeleri, tarihsel birlik, dilbütünlüğü, ekonomik bütünlük, aynı coğrafyada birarada yaşamak gibiulusal özelliklerle bütünleşince, Kürtlerin devlet idealleridepreşmeye başladı.ABD Ortadoğu'da İsrail modeli gibi Irak - İran - Suriye ve Türkiye'deyaşayan Kürtlerden oluşacak bir Kürdistan için harekete geçti. Dünyakonjüktürünün uygun hale gelmesini bekliyor. Milyarlarca Dolarakıtarak, İran ve Irak halklarını birbirine kırdırıp iki ülkeyi dezayıflattıktan sonra Irak'a gerçekleştirdiği işgalle birlikte buidealini gerçeğe dönüştürme çabalarını sıklaştırdı.Ortadoğu'da hakim güçler ellerine kalemi alıp, sınırları yenidençizmeye, kendine biat etmiş yeni halklar yaratmaya çalışırken,emekçiler, ilericiler ve kardeşçe birarada yaşamayı savunan aydınlarınyanısıra insan hak ve özgürlüklerine saygı duyan herkesin , halklarakan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyecek olan bu projeye karşıdurması gerekiyor.***Türkiye'yi 50 yıldır kapısında bekleten ve son olarak hazmetmekapasitesini ileri süren AB'nin, Türkiye'nin bir bölümünü bünyesinealabileceğini ileri sürerek, bölünmeden yana tavrını koyması, ABD ilebirlikte tezgahlanmış bir projeden ibarettir.Havucu uzatıp, sopayı gösteren AB, sanayileşmiş kıyı kentleri vebölgenin tahıl ambarı İç Anadolu'yu ayırıp kendine pazar halegetirirken, doğu ve güneydoğuyu da ABD'ye bırakmış görünüyor. Planınen önemli hamlesi bu olsa gerek. Yoksa ABD bizim kara kaşımız, karagözümüz için AB üyeliğini desteklemiyor.AB ve ABD elele vermiş, bir şekilde bölünme çabalarını destekleyerek,kendi emellerine hizmet ediyor. Türkiye Cumhuriyeti sınırlarıiçerisinde yaşayan 77 milyonun bu projeden hiçbir çıkarı yok. Bu proje77 milyon insanımıza gözyaşı ve acı getirir. Yanıbaşımızdaki Irakgerçeği buna en güzel örnek olsa gerek. Yaklaşık 30 yıldan bu yanakaos ortamının hüküm sürdüğü Irak'a, görünen o ki en az 20 yıl daharahat yok.Hakim güçler ellerinde kalem, yeni haritalar çizip, yeni sınırlarbelirliyor, kendilerine yandaş ve yoldaşlar yaratarak yeni devletlerkurmaya çalışıyor. Halkları birbirine kırdırarak, yeni dünya düzeniyaratıp, uzun yıllardır sürdürdükleri yağmaya ve talana devam etmekistiyorlar. Bu hain plan, halkların birliği ve kardeşliği sayesindeyıkılacak olup, sağduyu, hoşgörü, birlikte yaşamanın getirdiği barışve dostluklarla geri tepecektir.***Ulusların kendi kaderlerini tayin hakkına sahip olduğu, ezilenhalkların mücadelesinin ilerici özellikler taşıdığı ilkelerindenhareketle Türk ve Kürt halklarının birlikte ve özgürce yaşam haklarınısavundum, hala da bu görüşte olan geniş bir kitle olduğuna inanıyorum.Bölünmenin veya özerkliğin mevcut sorunlara çözüm getirmeyeceğini,doğu ve güneydoğudaki geri kalmışlığa ilaç olmayacağını, sorunlarıdaha da içinden çıkılmaz hale getireceğini düşünüyorum.Kapalı toplumlarda, feodalitenin hakim olduğu bölgede, toprağa bağlıekonomik yapının değişmesinin; ancak istihdam yaratacak yatırımlarınartması, topraksız köylünün toprağa kavuşması, demokrasinin kurum vekurallarıyla hayata geçmesi, daha geniş özgürlükler sayesindesağlanacağı bir gerçek.Bölgede sorunun temeli hak ve özgürlüklerin kullanılamamasınınyanısıra ekonomiktir. Etnik temelde ayrışma çabaları, bölgenin bazıgüçlerinin kendi çıkar ve taleplerini hayata geçirme gayreti, bölgeinsanının refahına, demokratik hak ve özgürlüklerini kullanmalarınakatkı koymayacaktır.Yıllarca kardeşçe yaşamış, etle-tırnak hale gelmiş, kız alıp kızvererek bütünleşmiş, birbiriyle kaynaşmış hale gelen Türk ve Kürthalkları, dün olduğu gibi bugün de birarada ve bir bütün olmakzorundadır. Ülkemizde yaşayan her iki halk ve azınlık milliyetler,halkları birbirine kırdırmaya çalışan Emperyalist yağmacıların oyununagelmemelidir. Özgürlük ve demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla hakimolması, emekçilerin yönetimde söz sahibi olması, yaratılan artıdeğerin halk için kullanılması, hırsıza-yolsuza-yağmacıya değil halkınsorunlarının çözümüne yönelik bütçe hazırlanması, sağlık ve eğitimdekisorunların çözümü, insanca yaşam hakkının sağlanması gibi temeltalepler doğrultusundaki mücadele, etnik ayrılığı körükleyen kan vegözyaşından başka bir şey getirmeyen projelerle gölgelenmemelidir.
Yorumlar
Trend Haberler
Adana’da Ulaşımı Rahatlatan Yeni Yol Hizmete Açıldı
Yüreğir'de Cafer Boyraz Seçimi Kazandı: Boyraz'dan İlk Açıklama
Anadolu Atçılığında Yeni Dönem: AYAYSD Kuruluşunu İlan Etti
X Ofis 7. Yılını Özel Bir Davetle Kutladı
2026 Dünya Kupası: ABD ve Meksika’da Futbolun Yeni Dönemi