Halk, yerel seçimlerde beş yıllığına seçtiği belediye başkanının yanı sıra bir de pek de tanımadığı Meclis üyelerini seçer.
Seçmenler, seçtikleri belediye Meclis üyelerinden kentin sorunlarını çözmelerini, daha yaşanabilir bir kente ulaşmayı isterler.
Adana’yı kastederek şu soruyu sormak istiyorum.
Belediye meclis üyeleri seçildikten sonra bu kent adına ne yaptılar, hatta ne yapmaktalar?
Sadece meclis toplantılarına katılıp el indirip, kaldırarak apar topar geçen kararları oylamak mıdır?
Ya da kent gelişmesi adına çok iyi işlerin altına imza atmak mıdır?
Son yıllarda Adana’da da yaşanan hiç hoş olmayan, hatta yargıya taşınan yolsuzluklara karışan meclis üyelerine tanık olmaya başladık.
Biraz daha ileriye gitmem gerekirse; meclis üyelerinin özellikle imar komisyonlarında bulunmak için gayri ahlaki biçimde çok ciddi çıkar çatışmalarına girdikleri, belediyedeki nüfuzlarını yandaşlara çıkar sağlamak için kullandıklarını hepimiz görüyoruz.
Oysa, meclis üyeleri, yerel demokrasi bilinci ile hareket etmeliler.
Adana için karar vermeliler.
***
Siyasi partilerin de belediye başkan adaylarında nasıl ki seçici davranıyorlarsa, meclis üyeleri içinde aynı seçicilikte davranmalılar.
Sadece Adana için değil, Türkiye geneli için de söylüyorum; geleceğimizi düşünerek hareket etmeliyiz.
***
Yazımın girişinde, seçmenlerin seçtikleri meclis üyelerini pek de tanımadığını yazmıştım.
Son bir yılda bizim meclis üyelerimizi bırakın Adanalı seçmen, Türkiye tanıdı.
Kimisi seçilmiş belediye başkanını devirmek için elinden geleni ardına koymadı, bazıları yargıya yansıyan yolsuzluk iddiaları ile gündeme geldi.
Son günlerde hatta aylarda seçildikleri partileri bırakıp, ideolojik olarak da pek birbirine uymayan partilere geçecekleri sesi iyice yükselmeye başladı.
İki CHP’li Meclis üyesinin AK Parti’ye geçeceği, üç AK Partili Meclis üyesinin de CHP’ye geçeceği konuşuluyor.
Meclis üyelerinin kente hizmet etmek adına birlikte hareket edip, işbirliği yapmasını anlarım da seçildiği partiden başka bir partiye geçmesini nedense çok doğru bulmuyorum.
Önemli olan doğru kararlar verip, aldıkları bu kararları uygulamalılar diye düşünüyorum.
Zira, bunun aksi tutum ve davranışlar, ister istemez, akıllara rant ve diğer kirli işleri getirmekten öteye geçemez.