Bağışlayın..
Bugünlerde canım yazı yazmak istemiyor.. Tarifsiz bir sıkıntı içerisindeyim.. Daraldım, bunaldım.. Bir süreliğine kaçma vakti mi geldi, acep..?
Tatil sendromuna yakalanmış olabilir miyim..?
Bugünlerde yazmak istemiyorum..
Ne Büyükşehir Meclisi’nde kimin başkanvekili seçileceği ilgilendiriyor beni, ne de memleketteki işsizlik.. Ergenekon’a, AKP’ye ve onun Hamas hayranlığına karşı da duyarsızım..
Kemal Kılıçdaroğlu’nu televizyonda izlerken yaşattığı heyecan katsayım da azaldı..Sıcaklar bastırdıkça olaylara karşı tepki verme yeteneğim gün geçtikçe eriyor, sanırım..
* * *
Galiba…
Hakan Bülent Yardımcı’nın okey dediği anda birkaç günlüğüne demir almak zamanıdır..
* * *
Mamafih..
Ekspres üzerinde yoğun baskılar orta yerde dururken, böyle bir şey teklif dahi olunamaz.. Adana’da onca hırsız, uğursuz, çalıcı-çırpıcı dururken AKP’nin Ekspres’i pres altına almaya çalıştığı bir ortamda H. B. Y’i yalnız bırakmak mı..?
Mevzubahis değildir..
* * *
Sabır, sabır, sabır..
* * *
Gazeteleri okurken gözüm Ömer Çelik’e ilişti.. AKP Genel Başkan Yardımcısı, Adana’yı halletti (!) ya, artık ABD ile de ilişkilerimizi o düzeltecek.. Kendisi, Yahudi lobileriyle görüşecek, ABD’li ilgililere İran ve Hamas’la neden kolkola girdiğimizi anlatacak heyetin başkanıdır..
Aslında yalvarma-yakarma heyetidir..
“One minute; biz ettik, siz etmeyin..” heyeti..
“Başbakanımız öyle demek istememişti.. Yes Please” deme heyeti..
“Recep Bey’i süpürmeyin, kullanın..” heyeti..
* * *
Bu satırları kaleme aldığım sırada gerek Yahudi lobisi, gerek ABD’li ilgililer Ömer Çelik başkanlığındaki heyete görüşmek için henüz randevu vermemişti..
Ne saygısız adamlar.. İnsana rahat rahat özür bile diletmiyorlar..!
Ama Adanalılar buna hazır.. 3,5 aydan beri kente yaşattıkları için, şayet Ömer Çelik özür dileyecek olursa, kabul ederler..