Adana ile özdeşleşen, tam 41 yıl önce hayata geçirilen ve daha sonrasında bazı nedenlerden dolayı ara verilen Altın Koza Film Festivali’nin bu yıl 17’ncisi düzenlendi.
Sinemanın kalbi bir hafta boyunca Adana’da attı.
Ancak yıllar sonra Altın Koza’yı tekrardan yaşama döndüren, büyük emeği geçen bir belediye başkanın uzaktan izlemesi yürek burktu.
Adana’ya 20 yılı aşkın hizmet eden Aytaç Durak’ın ilk kez böyle bir durumla karşılaşmasına Adanalılar da kızdı ki, pek fazla festivale önem vermediler.
Genel olarak sanatçılar ve vatandaşlar, festivalin sönük geçmesinden yakındı.
Anlaşılan sanatçılar da, İçişleri Bakanlığı’nca Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Aytaç Durak’ın bu festivalde ev sahipliği yapamamasına kırıldılar.
Çünkü festivale katılanlar Aytaç Durak’ı görmeye o kadar alışmışlar ki göremeyince üzüldüler tabi. Durak’ın yokluğu çok büyük bir eksiklikti.
Festival düzenleyiciler, kendi çaplarında ne kadar gayret gösterirse göstersinler ne yazık ki, vatandaştan geçer not alamadılar.
***
Adana’nın kültürü ile birlikte oluşan, yoğrulan, onun direnciyle, güzelliğiyle, Çukurova’nın verimliğiyle ortaya çıkan bir festivaldir Altın Koza…
Festivaller, bir şehre renk katar, canlılık getirir.
Trilyonlar harcanan bu festivalin ne yazık ki sönük geçmesini daha çok sistem körlüğüne bağlıyorum. Aslında ona renk körlüğü de diyebiliriz.
Örneğin; her yıl Yılmaz Güney ile ilgili bir etkinlik olurdu.
Maalesef bu yıl olmadı.
Yılmaz Güney’e yer verilmemesi Adanalılar hatta sanatçılar içinde büyük bir kayıptı.
Umarım önümüzdeki yıllarda Çirkin Kral’a yapılan haksızlık giderilir.
Bir başka eleştiriyi de sanatçı seçiminde yapmak istiyorum.
Bu bir festivalse, vatandaş hem yıllarını veren duayenleri görmek ister, hem de sürekli TV’den izledikleri sinema sektörüne yeni atılanları…
Vitrini ne kadar güzelleştirirseniz, ancak o zaman emeğinizin karşılığını alırsınız.
ATİLLA DORSAY, YILMAZ GÜNEY VE GÖZYAŞI
Yaşam Boyu Onur Ödülleri, Müjde Ar ve Atilla Dorsay’a verildi.
Atilla Dorsay’ın ödülü alırken gözyaşını tutamaması işini, ödülü ne kadar önemsediğinin göstergesiydi.
Dorsay ödülünü alırken söylediği sözü halen kulaklarımda..
“Yılmaz Güney, Şener Şen, Abidin Dino gibi isimlerin çıktığı Adana topraklarından böyle bir ödül almak beni duygulandırdı. Bugüne kadar SİYAD olarak birçok onur ödülü takdim ediyordum ama ilk kez bir festivalden sinema yazarı olarak onur ödülü alıyorum.”
44 yıl dile kolay…
Yıllarını adamış bir ustaya böyle bir ödülün takdim edilmesi, elbette ki O’nun unutamayacağı bir anıydı.
Böyle bir anı yaşamayı kim istemez ki…
NEDEN DEMİR KARAHAN HATIRLANMADI?
Adana’nın yetiştirdiği ender sinemacılardan biri olan Demir Karahan’a bu yıl davet gitmemesi de festivalin eksikliklerinden biriydi.
Demir Karahan Adanalının her zaman gurur duyduğu ilkeli bir sanatçı.
Adana’yı ve Altın Koza’ya ciddi katkılar sunan bir hemşerimizi, festival dışında tutmak yakışmadı.
Aslında Demir Karahan gibi, Şener Şen gibi daha yazamadığım birçok ustaya “Vefa Ödülü” verilmesi gerekir diye düşünüyorum.