Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı PTT İdaresi tarafından 2002 yılında düzenlenen, "2023'e Cumhuriyetimizin 100. Yılına Mektup Kampanyası" kapsamında; Çukurova Gazeteciler Cemiyeti üyesi, gazeteci-yazar Abdulkadir Kaçar’ın mektubu; Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’ne (ÇGC) ulaştı.

ÇGC Müdürü Yusuf Aslan tarafından teslim alınan mektup, Abdulkadir Kaçar’ın da hazır bulunduğu toplantıda, ÇGC Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Esendemir tarafından açılarak, okundu.

"Cumhuriyetin 100. Yılına Mektup" Sahibine Ulaştı

Duygusal anların yaşandığı, Abdulkadir Kaçar’ın adeta titreyerek dinlediği, geleceğe yazdığı mektubu okuyan ÇGC Başkanı Cafer Esendemir;

“Zaman zaman bu yönde geleceğe dair mektuplar için çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından kampanyalar düzenleniyor. PTT tarafından 2002 yılında başlatılan kampanyada Cumhuriyetimizin ilanının 100.yılında teslim edilmek üzere 2002 yılında Abdulkadir Kaçar’ın yazdığı mektup, hepimizi heyecanlandırdı. PTT İdaresinin tarafımıza ulaştırdığı mektupta, Abdulkadir Kaçar’ın kendisinin bugüne ulaşmayacağı düşüncesiyle kaleme aldığı ve adeta vasiyet özelliği taşıyan mektubunu, bugün kendisinin gayet sağlıklı olduğu bir ortamda birlikte okumak çok farklı bir deneyim. Kendisine sağlıklı yıllar diliyoruz” dedi.

Mektubun yazarı gazeteci-yazar Abdulkadir Kaçar da yaptığı konuşmada; “Aradan 21 yıl geçmiş. Dile kolay. Cumhuriyetin 100.yılına mektup yazarken, bugünleri hayal etmemiştim. Allahıma şükürler olsun, bugün sizlerle birlikteyim. Vasiyetimi yazdığım bu mektubu sizlerle okumak, beni çok duygulandırdı. Gözyaşı dökmemek için kendimi zor tuttum. Kampanyayı düzenleyen PTT İdaresi’ne de, bugün yanımda olan sizlere de çok teşekkür ediyorum” dedi.

GELECEĞE MEKTUP

“Çukurova Gazeteciler Cemiyeti

Yönetim Kurulu Başkanlığı’na

ADANA                                                                                            

Güzel ülkemde Büyük Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete inanan ve onun ilke -devrimlerini yaşamanın ötesinde hayranı olan çağdaş bir gazeteci olmaya çalıştım. Meslektaşlarımdan farklı olarak; okuma-düşünme-yazma konusunda kendi felsefemi oluşturmaya çalıştım.

Güzel Türkçem; anadilimle güzel dilimin olanaklarından yararlanarak, düşüncelerimi 20’den fazla kitapta toplamaya çalıştım. (Tamamına yakını Ç.Ü. Merkez Kütüphanesindedir.Kimisinde ismim ABDÜL, kimisinde ABDUL diye bilgisayara işlenmiştir.)

Ancak önüme konulan inanılmaz parasal zorluklar ve kulissel engellemelerle yazılarımda evrenselliği yakalamamış olmama karşın; yayınlanmasında yerel kaldım.

Bir dönem de (Yedekten) kurul üyeliği yaptığım Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nden dileğim şudur;

Bu mektup elinize geçtiğinde yani 2023’te güzel Cumhuriyetimizin 100.yılında büyük olasılıkla yaşamdan ayrılmış olacağım. Cumhuriyetine bağlı, ana dili Türkçe düşünen, okuyan, yazan birisi olarak kendimi bu devletin bahçesinde yetişen, farkedilmeyen meyveli bir ağaç olarak görüyorum.

Düşünce isimli meyvelerimin ağacını oluşturan kitaplarımdan (BÜYÜK KİTAP, SEVGİ SENSİN, SEVGİYE YOLCULUK) önde gelenlerini uluslararası boyutlarda basılıp-yayınlatmanızı diliyorum.

Benim üyesi olduğum Ç.G.C. ekonomik olarak sıkıntı çekiyordu. Ama; 2023’te Türkiye’de pek çok şeyin değişmiş olabileceğini hesaplayarak böyle bir dilekte bulunuyorum. Değişmemişse; yeğenlerim bu konuda Cemiyetimize yardımcı olabilecek ekonomik düzeyde olmalılar. Onlardan yardım alınabilir. Çünkü; bütün mirasımı onlara bırakmış olacağım.

Cenazemin; Ceyhan’a 19 kilometre uzaklıktaki Yellibel Köyü’nde atalarımın yattığı mezarlığa gömülmesini yeğenlerime vasiyet ettim. (Mezarım; babamın yanındaki aile mezarlığında olacak.)

Eğer; bu gerçekleşmiş olursa, mezarımın yitmemesi için (yeğenlerim yaptırmamışlarsa) mini bir anıt mezar taşı yaptırmanızı diliyorum. Üstüne de (OKUDU-DÜŞÜNDÜ-YAZDI) notunu düşmenizi rica ediyorum.

İnanıyorum ki; 100, 200, 500 yıl sonra da düşüncelerim kendilerine yandaş bulacaklar. Onlar benim mezarımı arayıp bulacaklardır.Eğer bu mektubumu aldığınızda ölmüşsem; cemiyetimizin birkaç yöneticisinin Ceyhan’ın Yellibel Köyü’ndeki mezarlığımı ziyaret etmesini diliyorum.

Adanalı Gazeteciye Silahlı Saldırı Adanalı Gazeteciye Silahlı Saldırı

Bu mektubu neden Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’ne yazdım?

Çünkü; çocuklarıma ölümü sunmamak için yaşamı da sunmadım, Evlenmedim…

Benim sevdiğim bir kuruluş, bir meslek örgütü olduğu için bu mektubu 2023’te Ç.G.C.yazdım. Sonsuzluktan sevgiler, saygılar, mutluluklar dilerim.

Ziyapaşa Mh. 3Sk. Didem Apt. Seyhan/ADANA

Abdulkadir KAÇAR”

MEKTUBA EK

Cumhuriyetin 100.Yılına geleceğe mektup yazan Abdulkadir Kaçar, “mektuba ek” olarak yazdığı bölümde şu görüşlere yer vermiş;

“Kitaplarımın ulusal boyutta yayınının sağlanmasıyla ilgili telif haklarını Ç.G.C. vermiyorum. Telif hakları; benim soyadımı taşıyan ya da ablalarımın çocuklarına aittir.

Yine; Ekspres Gazetesi’nde (ADANA BAB-I ALİSİ” yazı dizim vardı. 1980’li yıllarda Adana’da önemli gazeteci büyüklerimle söyleşiler yapmıştım.

Bunlara; daha sonraki yıllarda gerçekleştirdiğim, Güneyhaber Gazetesi’nde; EROL ERK’in de anılarının eklenerek yayınlanması, toplumun bilgi havuzuna atılmasını diliyorum.

Çünkü; benim gazetecilik yaptığım dönemde ekonomik sıkıntılar yaşadığım için bu projelerimi gerçekleştirememiştim.

Son olarak;

Tarihi insanlık tarihi kadar eski olan Türkler’in bundan sonra da sonsuza kadar yaşayacaklarına inanıyorum.

Ünlü kahin Nostradamus; (CENGİZ HAN 21.YÜZYILDA YENİDEN TARİH SAHNESİNE ÇIKACAK) diye bir kehanette bulunmuştu.

Bu büyük millet ne zamansıkıntıya düşse Atatürk’leri, Cengiz Han’ları, Fatih’leri, nice kurtarıcıları tarih sahnesine çıkarmayı bilmiştir.

Türk analarının millete böylekurtarıcı sunma özellikleri diğer ulusların analarından her zaman üstündür ve inanılmazdır…

2002’den Cumhuriyetimizin 100.yılı olan 2023’e selam olsun…

5 Eylül 2002

Abdulkadir KAÇAR”